Her Yer “Benim” Demek Mümkün mü?
Bir alanın kapatılıp kapatılamayacağı, o yerin tapuda nasıl tescil edildiğine göre değişiyor. Avukat Sincar’ın açıklamalarına göre süreç iki ana başlıkta inceleniyor:
1. Kat Mülkiyetine Dahil Alanlar (Özel Mülk): Eğer bina önündeki alan, Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre taşınmazın parseli içerisinde kalıyorsa, burası özel mülktür. Bu durumda;
- Kat malikleri alanı dilediği gibi tasarruf edebilir.
- Dışarıdan araç girişini engelleyebilir.
- Hatta alanı ücretli otopark haline bile getirebilir. Yani bu alanlarda “site sakinlerine aittir” ibaresi hukuki bir zemine oturuyor.
2. Cadde ve Kaldırımlar (Kamusal Alan): Bina önündeki alan yol, cadde kenarı veya kaldırım ise işler tamamen değişiyor. Bu alanlar kamusal alandır ve tüm vatandaşların eşit kullanım hakkı vardır. Avukat Sincar, bu alanların apartman sakinleri veya esnaf tarafından kısıtlanmasının yasal olarak mümkün olmadığını vurguluyor.
Esnafın Duba Koyma Yetkisi Var mı?
Özellikle iş yerlerinin önüne konulan reklamlı dubalar ve zincirler en çok karşılaşılan sorunlardan biri. Sincar, bu durumun hem suç teşkil edebileceğini hem de cezai yaptırımı olduğunu hatırlatıyor:
“Kamusal alanın vatandaşlar açısından herhangi bir izin olmaksızın kısıtlanması suçtur. Bu alanlara izin almadan konulan tabela ve dubalar Kabahatler Kanunu kapsamında cezai işlem gerektirir.”
Tek İstisna: İşgaliye Vergisi Esnafın dükkan önünü kendi kullanımı için ayırmasının tek bir yolu var: Belediye’ye müracaat ederek işgaliye vergisi ödemek. Eğer belediyeden alınmış resmi bir izin yoksa, kimse yolu duba ile kapatma yetkisine sahip değil.
Hakkınız Gasp Edilirse Ne Yapmalısınız?
Eğer park yasağı olmayan bir sokakta, bir esnaf veya bina sakini yolu dubayla kapatarak park etmenize engel oluyorsa, bu durum sadece yasalara değil “sosyal devlet” anlayışına da aykırı. Avukat Sincar, bu tür durumlarla karşılaşan vatandaşların kolluk kuvvetlerine (Polis veya Zabıta) müracaat ederek Kabahatler Kanunu uyarınca işlem yaptırabileceğini belirtti.
