Evet görünüşte yani dava dosyasını incelemeden verebileceğim yanıt; verilen kararın doğru olduğu yönünde.
Zira kat malikleri kurul kararlarının iptali talepli davaları bağımsız bölüm malikleri açar. Okuyucumun toplantıya vekaleten katılmış olması ona dava açma hakkı vermez.
Zira dikkat edilirse toplantıya vekaleten katılıyor. Yani asıl malikin adına katılıyor. Alınan kararlar ve bağlayıcılık da malike ait.
Dolayısıyla dava açılacak ise davayı açması gereken okuyucumun eşi. Bazı hallerde toplantılara kiracılar katılabilir, oy hakları yoktur ama kendilerini ilgilendiren konularda söz hakları vardır.
Okuyucumun ise fert olarak söz hakkı bile yok zira kendisi kiracı bile değil. Tüm varlığı eşi adına.
Bu nedenle aktif husumet ehliyeti olmadığı gerekçesi ile davanın reddi doğrudur.
Aktif husumet ehliyeti demek, dava açma yetkisine sahip olmak demektir.
Şimdi burada kötü bir durum daha söz konusu olabilecek. Bu gibi davalar bir ay içinde açılmalıdır.
Şimdi bakılan bu dava ile bir aylık süre geçmiştir ve asıl dava açma hakkına sahip eş bu tarihten sonra dava açmak istese bile bu defa dava süre yönünden reddolunabilecektir.
Bu hususları dikkate alarak hareket edilmesinde yarar vardır zira her reddolunan dava boş yere yapılmış masraf demektir.