Zirvede Lüksemburg ve Kuzey Ülkeleri Var
Konut yardımı konusunda en cömert davranan ülkelerin başında Lüksemburg, Birleşik Krallık (veriler dahil edildiğinde) ve İskandinav ülkeleri geliyor. Bu ülkelerde hükümetler, düşük gelirli hanelerin kira yükünü hafifletmek için kişi başına yıllık ortalama 500 Euro’nun üzerinde doğrudan veya dolaylı destek sağlıyor. Özellikle sosyal devlet anlayışının güçlü olduğu Hollanda ve Danimarka’da, GSYH’den konut yardımlarına ayrılan pay AB ortalamasının oldukça üzerinde seyrediyor.
Orta ve Doğu Avrupa’da Destekler Sembolik
Listenin diğer ucunda ise Balkan ülkeleri ve bazı Doğu Avrupa devletleri yer alıyor. Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan gibi ülkelerde kişi başına düşen konut yardımı miktarı yıllık 10-20 Euro seviyelerine kadar geriliyor. Bu durum, söz konusu ülkelerde barınma sorununun çözümünün büyük ölçüde serbest piyasaya veya bireylerin kendi imkanlarına bırakıldığını gösteriyor.
Sosyal Konut mu, Nakdi Yardım mı?
Veriler, devletlerin iki ana strateji izlediğini gösteriyor:
- Doğrudan Kira Yardımı: Fransa ve Almanya gibi ülkeler, ihtiyaç sahibi vatandaşların kiralarının bir kısmını doğrudan nakit olarak karşılama yoluna gidiyor.
- Sosyal Konut Yatırımı: Avusturya (özellikle Viyana örneği) gibi ülkeler ise bütçeyi daha çok kamu mülkiyetindeki konut stokunu artırmaya ve kiraları düşük tutmaya ayırıyor.
Artan Maliyetler Bütçeleri Zorluyor
2026 yılı itibarıyla yüksek enflasyon ve inşaat maliyetlerindeki artış, Avrupa genelinde devlet desteklerinin reel değerini düşürmüş durumda. Birçok hükümet kira yardımı limitlerini güncellese de, büyük şehirlerdeki fahiş kira artışları bu yardımların etkisini kısıtlıyor.
Uzmanlar, sadece nakdi yardımın yeterli olmadığını, yapısal bir çözüm için sosyal konut arzının hızla artırılması gerektiğini vurguluyor. Avrupa Birliği genelinde barınma hakkının anayasal bir güvence olarak daha güçlü savunulması yönündeki çağrılar da artmaya devam ediyor.
