İşte komşularla arayı bozmadan ve hukuki sorun yaşamadan bina boyatmanın püf noktaları:
Titizlik Bir Tercih Değil, Mecburiyet
Kanuna göre her kat maliki, ana gayrimenkulün bakımını, mimari durumunu, güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumakla yükümlü. Yani “benim dairem, istediğimi yaparım” mantığı dış cephede geçerli değil. Ortak alanlarda yapılacak herhangi bir onarım, tesisat değişikliği veya farklı renkte boya uygulaması için diğer tüm kat maliklerinin rızası gerekiyor.
Karar Defteri Ne Diyor?
Boyaya başlamadan önce mutlaka apartman yönetim kurulunda karar alınması şart. Burada kritik bir ayrım var:
- Aynı Renk, Aynı Şekil: Eğer apartman mevcut rengiyle tazelenecekse oy çokluğu yeterli.
- Renk veya Malzeme Değişimi: Binanın rengi değişecekse, mermer kaplama veya mozaik gibi farklı bir doku uygulanacaksa mutlaka oy birliği sağlanmalı. Tek bir muhalif ses bile süreci hukuken durdurabilir.
Cüzdanlar Arsa Payına Göre Konuşuyor
“Ben giriş kattayım, dış cephe beni ilgilendirmiyor” ya da “Benim dairem arka cepheye bakıyor, ön taraftaki boyadan sorumlu değilim” gibi savunmaların hukuki bir karşılığı yok. KMK 20. madde uyarınca; dış ve iç cephe boyası gibi ortak giderler, tapuda kayıtlı olan arsa payı oranında bölüştürülür. Herkes kendi payına düşen avansı ödemekle yükümlüdür.
Ödemeyen Kat Maliki İçin Yasal Süreç
Boya masraflarına katılmayan komşular için yöneticiye veya diğer kat maliklerine icra takibi başlatma yetkisi verilmiştir. Üstelik ödemede gecikilen her gün için aylık yüzde 10 gibi ciddi bir gecikme tazminatı uygulanır.
Hukuki yollar her zaman açık olsa da, huzurlu bir yaşam için en sağlıklı yöntem; konuyu “komşuluk hukuku” çerçevesinde, karşılıklı anlayışla çözmektir.














