Haklarını Bilmeyen Kiracı Mağdur Olur!

Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz, ev sahibi ve kiracı hakları ile ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu.

Haklarını Bilmeyen Kiracı Mağdur Olur!

Akdeniz Manşet'te yer alan habere göre Gündüz, evi kiraya veren ev sahibi olunması ya da ev kiralayan kiracı olunması durumunda ev kiralama süreçlerindeki hakların neler olduğunun bilinmesine dikkat çekti.

‘Haklarınızı bilmezseniz mağdur olursunuz’

Bir kiracı olarak hangi şartlarda evden çıkabilir, ne zaman ev sahibi evden çıkarabilir, veya ev sahibi olarak kiracıyı evden çıkarabilir misiniz konularının bilinmesi gerektiğine dikkat çeken Başkan Neşet Gündüz, “Haklarınızı bilmezseniz hiç hak etmediğiniz halde mağdur konuma düşebilirsiniz. Örnek verecek olursak, bir evi beğenip kiralamak istiyorsunuz. Ev sahibi veya aracı firma ile oturup sözleşme imzalıyor, maddelerde de anlaşıyorsunuz.

Evdeki oluşacak veya kira aksamalarından doğacak zararlar için ev sahibine iki depozito karşılığı 850 avro veriyor ve anahtarınızı alıyorsunuz. İlerleyen zamanda evden çıkma zamanınız geliyor. Ev sahibini veya aracı firmayı çağırarak evi boşalttığınızı, eksik gedik, yıkık veya tamirat gerekecek bir durum var mı, yok mu gösteriyorsunuz. Her şey buraya kadar güzel bir sorun yok.

Yani evi temiz bir şekilde teslim edip, anahtar teslim tutanağını imzalayarak terk ediyorsunuz. Evde 8 yıl oturdunuz diyelim size düşen tüm asli sorumlulukları yerine getirdiniz. Sıra iki depozito karşılığı olan 850 avronun iadesi. İşte her zaman olduğu gibi ev sahipleri depozitonun geri iadesinde kiracılara yaşattıkları sorunlardan bir tanesi karşılaşıyorsunuz” dedi.

‘Yaşanılan süreç’

Ev sahibi ile kiracı arasındaki yaşanılan süreci anlatan Gündüz, “Bundan sonraki süreçte ise ev sahibinin kiracıya, ‘Evet ben senden 850 avro depozito aldım. Ancak o zaman kur öyleydi şimdi böyle oldu. Bende sana 4 yıl önceki kurdan aldığım şekilde sana şu kadar TL vereceğim’ diyor. Tabi kiracı bunu kabul etmiyor. Neden kabul etmiyor? Bu işin hukuki çarkları nasıl işler ona bakalım.

Burada bir şark kurnazlığı yatıyor. Hiç kimse kendi kendine kanun icat etmesin. Güvence bedeli olarak da bilinen depozito, özellikle kira sözleşmelerinde karşımıza çıkmaktadır. Bu anlamda depozito, kira sözleşmesi nedeniyle kiraya verenin uğrayabileceği zararları teminat altına almak amacıyla kiracı tarafından verilen para veya kıymetli evrak olarak ifade edilebilir.

Ancak 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde de Yargıtay uygulamasında, kiraya verenin kendisine elden teslim edilen bedelin enflasyon karşısında değer kaybetmemesi için iyi niyet kurallarının gereği olarak önlem alması ve parayı ortalama faiz getiren bir banka hesabına yatırması gerektiği, dolayısıyla depozito iadesi sırasında faizden de sorumlu olduğu kabul edilmiştir.

TBK m.342 ile öngörülen düzenleme de dürüstlük kuralının bir gereği olarak karşımıza çıkmaktadır. Yine TBK m.342 uyarınca konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde, depozito miktarı sınırlandırılmış olup üç aylık kira bedelini geçemeyecektir. Kira sözleşmesinde kararlaştırılan depozito, üç aylık kira bedelini aşıyorsa bu durumda kısmi butlan söz konusu olacak ve üç aylık kira bedelini aşan kısmı geçersiz kabul edilecektir.

Böylelikle kiracı da depozitonun üç aylık bedeli aşan kısmının iadesini talep edebilecektir. Yani kanun bu konuda kesin hüküm koymuştur. Esasında ev sahibi aldığı TL, dolar, avroyu bankaya yatırmak zorundadır.  Kiracı 850 avro verdiyse yalnızca 850 avro değil yasal faizini de talep edebilir.

Bir TL üzerinden siz evinizi 4 yıl önce 3 bin liraya kiraya verdiniz ve iki aylık yani 6 bin lira depozito aldınız. Kiracı 4 yıl sonra evi boşalttığında da evin kirası 9 bin lira olduğunda, siz o zaman da iki aylık kira aldığınız için kiracınıza 18 bin lira geri ödemek zorundasınız” bilgisini paylaştı.

YORUM EKLE