Bu yazımızda, önce güvenli bölge ve gelişimini hatırlayalım, ardından da bir gayrimenkul danışmanı için temel güvenli bölge tuzakları nelerdir sıralayalım.

Yukarıdaki görselde de göreceğiniz gibi 2012 yılında yapılmış “Konfor Alanı” isimli çalışma insan doğasının gelişimi üzerinde bize çok kıymetli bir analiz sunmaktadır.

Doğduğumuz ilk andan itibaren en güvenli alanımız olan kendi bedenimiz ile başlayan güvenli alan gelişimi yolculuğu, her gün farklı sebeplerle korku alanı içerisinde sınanır.

Elimizi değdiğimizde çok sıcak olan bir tencere ya da kalorifer, ucu çok keskin olan bir bıçak ya da inmesi çok zor gelen bir kaldırım karşılaştığımız ilk korku bölgesi testleri iken; günümüzde çok daha zorlu testlerle karşılaştığımızı eminim hepimiz
hissediyoruz.

Bıçağın keskinliğine rağmen “Ben bunu kullanabilirim ve kendi elmamı kendim dilimleyebilirim.” ifadesiyle en basit şekilde özetleyebileceğim öğrenme bölgesi olmasaydı, bugün hiçbirimiz hala bıçak kullanamıyor olacaktık.

Demek ki bugün bize çok basit gelen hayatımızın pek çok konusunda, bu diyagramdaki aşamaları yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz.

Burada doğamız ile ilgili anlamamız gereken iki temel nokta bulunuyor: Birincisi, güvenli alan süreci bitmek bilmeyen bir meydan okumadan ibarettir ve ikincisi, biz kendimizi zorlamadığımız sürece dönüp dolaşıp en güvenli alanımız olan bedenimize kadar sığınma eğilimindeyiz.

Şimdi gelelim dünyanın en güzel iş fırsatlarından olan işimize…

Gayrimenkul danışmanlığı işin ve insanoğlunun doğaları gereği çifte zor bir meslektir. İlk olarak sürekli kendi güvenli alanımızdan çıkmamız gerekir, ikincisi de muhataplarımızı güvenli alanlarında sürekli ziyaret etmemiz şarttır.

Bu zorlukları sıraladıktan sonra hadi gelin şimdi gayrimenkul danışmanlarında en çok karşılaşılan güvenli bölge sığınmalarını ya da tuzaklarını sıralayalım.

1- Sadece geçmişten gelen tanışıklıkları ve ilişkileri üzerine işlerini yerleştirme planları.

Bir gayrimenkul danışmanı bu işe girdikten sonra veritabanına hiç yeni insan katamadıysa ya da çok düşük oranda yeni insanlarla temas kuruyorsa bunun sebebi KORKU BÖLGESİNE SIKIŞMIŞ OLMASIDIR.

2- Meslektaşlarla ve / veya ofiste geçirilen sonsuz vakitler.

Bir gayrimenkul danışmanı gün içinde meslektaşları ile ya da yalnız başına da olsa ofisinde çok fazla vakit geçiriyorsa bunun sebebi de yeni insanlarla temasa geçme stresinden çekinmesi ve KORKU BÖLGESİNE SIKIŞMIŞ OLMASIDIR.

3- Bilgisayar, kağıt, matbaa, çekim vb. işlerini gündüz en verimli olunacak saatlerde yapmak.

Bir gayrimenkul danışmanının en temel vazifesi olan insanlarla temas etmesi için en uygun zaman dilimleri olan 10:00 – 17:00 saatleri arasında kendisini bu tip işler ile meşgul buluyorsa bunun sebebi KORKU BÖLGESİNE SIKIŞMIŞ OLMASIDIR.

4- Dijital pazarlama ve basılı materyal dağıtımları yaptırmak gibi pasif reklam kampanyaları.

Bir gayrimenkul danışmanı kendi içini rahatlatarak, devrin en büyük gücünün dijital pazarlama olduğuna inanmış bir şekilde dönüşünü umursamaksızın muhtelif mecralarda yığınla para harcıyorsa ve / veya çeşitli kanallarla (reklam panoları, postacı, kuryeci, kargocu, site görevlileri ile dağıtım vb.) sadece basılı materyaller tanıtımı ve dağıtımı yaparak hedef kitlesi tarafında tanınırlığa ulaşabileceğini düşünüyorsa bunun sebebi KORKU BÖLGESİNE SIKIŞMIŞ OLMASIDIR.

Evet değerli arkadaşlarım, sizi yukarıdaki temel tuzaklarla baş başa bırakırken; başta kendinizi olmak üzere ekibinizi ve arkadaşlarınızı bu maddeler açısından değerlendirmenizi istiyorum.

Unutmayın ki, gayrimenkul danışmanlığında bizi varmak istediğiniz hedeflere ulaştıracak en önemli silahımız Müşteri Huzurunda geçirdiğimiz Zamandır. Saatlerce, günlerce aralıksız bir şekilde çalıştığını sanırken işin doğasını tam anlamadığı için, belki de günde ortalama yarım saat bile çalışmadan yıllar geçiren pek çok meslektaşımıza benzememenizi dilerim.

Gönlümüze göre bir hafta ve Nisan ayı olsun hepimiz içn.

Haftaya görüşmek üzere…