EMLAK GÜNDEMİ

Ev Sahibinin Israrla Araması Suç mu? Hangi Durumlar Suç Kapsamına Girer?

Türk Ceza Kanunu (TCK) bu konuda oldukça net sınırlar çiziyor. Bir ev sahibinin kira borcu, tahliye talebi ya da herhangi bir nedenle kiracısını günün zamansız saatlerinde araması, sürekli mesaj göndermesi veya benzeri davranışları "ısrar" boyutuna ulaştığında suç teşkil eder.

TCK Madde 123 kapsamında düzenlenen "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçu, bir kimsenin sırf huzurunu bozmak amacıyla; Israrla telefon edilmesi, Gürültü yapılması, Ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması durumunda devreye girer.

Hangi Durumlar Suç Kapsamına Girer?

Ev sahibi-kiracı ilişkisinde her iletişim suç değildir. Ancak şu belirtiler iletişimin bir "suç" haline geldiğini gösterir:

Süreklilik ve Israr: Günde onlarca kez aramak, cevap alınamadığı halde aramaya devam etmek.

Zamanlama: Gecenin ilerleyen saatlerinde veya sabahın çok erken vakitlerinde rahatsızlık vermek.

Maksat: İletişimin amacının sadece borç hatırlatmak değil, kiracıyı bezdirmek ve psikolojik baskı altına almak olması.

Uyarıya Rağmen Devam Etmek: Kiracının "Beni bir daha aramayın, sadece avukatım üzerinden iletişim kurun" demesine rağmen taciz boyutundaki aramaların sürmesi.

Yargıtay Ne Diyor?

Yargıtay'ın bu konuda yerleşik içtihatları bulunmaktadır. Yüksek mahkeme, alacaklı olmanın kimseye karşı tarafı taciz etme hakkı vermediğini savunur. Eğer ev sahibi haklı bir nedene dayansa bile, bu hakkını hukuk yoluyla (icra takibi, dava vb.) aramak yerine kişiyi bezdirerek aramaya çalışırsa, bu durum huzur ve sükunu bozma suçu olarak cezalandırılabilir.

Bu suçun soruşturulması şikayete bağlıdır. Yani kiracının, bu durumdan rahatsız olduğunu belirterek Cumhuriyet Savcılığı’na veya karakola şikayette bulunması gerekir.

Ev Sahipleri İçin Güvenli İletişim Yolları

Hukuki süreçlerde zor durumda kalmamak için ev sahiplerinin şu yolları izlemesi önerilir:

Yazılı İletişim: Sözlü tartışmalar yerine WhatsApp veya SMS üzerinden medeni ölçülerde iletişim kurun.

Noter İhtarnamesi: Taleplerinizi (kira artışı, tahliye vb.) noter aracılığıyla resmiyete dökün.

Hukuki Destek: Sorun kronikleştiyse doğrudan kiracıyla muhatap olmak yerine bir avukat aracılığıyla süreci yönetin.

Unutmayın; mülk sahibi olmak, kiracının kişisel huzurunu ve özel hayatının gizliliğini ihlal etme hakkı tanımaz. Haklıyken haksız duruma düşmemek için yasal sınırları korumak her iki taraf için de en sağlıklı yoldur.