Uzun yıllardır birlikte çalıştığım bu büyük yapının etik değerlerini benimsemiş bir profesyonel olarak; son dönemde mesleğe yeni başlayan meslektaşlarımızın karşılaştığı “hatalı paylaşım modelleri” üzerine bir noktaya parmak basmak istiyorum.
Bazen ofis içinde, kuralları henüz tam içselleştirmemiş yeni danışmanlara şöyle teklifler sunuluyor: “Bu portföy bende; sen zamanını ve emeğini harca. Satıcı hizmet bedeli bende kalsın, alıcıdan aldığın senin olsun!”
Bu yaklaşım, aslında savunduğumuz küresel standartlara ve iş birliği kültürümüze aykırıdır. Gelin, sistemimizin gerçek paylaşım anayasasını ve adil olanı hatırlayalım:
Profesyonel İş Birliği Standartları
Hizmet kalitesini korumak ve danışman haklarını savunmak için iki temel model esastır:
Yönlendirme (Referral): Bir müşteri veya mülk bilgisinin, sistemdeki bir başka ofis veya danışman ile paylaşılmasıdır. Kural: Portföyü yönlendiren taraf, işlemin gerçekleştiği taraftaki hizmet bedelinden satışta %25, kiralamada %12,5 pay alır. Bu oran genel kuraldır ve keyfi olarak değiştirilemez.
İş Birliği (Cooperation): İki danışmanın aynı işlemde (alıcı ve satıcı taraflı) omuz omuza çalışmasıdır. Kural: Burada hakkaniyet esastır; her iki taraf da kendi müşterisinden düşen hizmet bedelini alır (%50 / %50).
Yanlış Hesabın Bedeli
Eğer bir danışman, satıcı hizmet bedelinden mahrum bırakılıp sadece alıcı tarafına yönlendiriliyorsa; ofis payı ve operasyonel masraflar çıktıktan sonra elinde kalan miktar, harcadığı devasa emeğin karşılığı olmayacaktır.
Etik ve Sürdürülebilirlik
Hakkaniyetli paylaşım yapmayan, danışmanını sadece “iş gücü” olarak gören yapılar, maalesef zamanla en değerli varlıklarını -yani nitelikli insan kaynağını- kaybederek birer başarısızlık istatistiği olmaya mahkumdur. Bu döngüye giren danışmanlar ise ya sektöre küserek veda eder ya da bu hatalı modelleri kopyalayarak yanlış bir zincirin halkası olurlar.
Sonuç olarak; sistemimizin gücü, şeffaf ve adil bir kazanç modeline dayanmasından gelir. Gerçek profesyonellik, birlikte kazanma kültürünü ve etik kuralları her şeyin üzerinde tutmaktır.
