İşte bu belirsizliği giderecek hukuki senaryolar ve izlenmesi gereken yol haritası:
Senaryo 1: Tapuda Teknik Bölünme ve Tescil İşlemi
Eğer mirasçılardan biri veraset ilamını alarak tapu dairesine başvurmuşsa, mülkiyet elbirliği halinden paylı mülkiyete geçmiş olabilir.
- İşleyiş: Bir mirasçı, aldığı veraset ilamı ile tüm mirasçılar adına tescil yaptırabilir. Ardından teknik bir bölme (ifraz) işlemi gerçekleştirilmişse, yeni oluşan her bir parselin sahipleri tapu kayıtlarında net bir şekilde görünür.
- Çözüm: Tarlanın kayıtlı olduğu Tapu Müdürlüğü’ne başvurarak güncel kayıtları incelemek, diğer üç paydaşın kimlik bilgilerine ulaşmak için en kestirme yoldur.
Senaryo 2: Hukuki Girişimde Bulunulmamış Olması
Miras bırakanın vefatından sonra hiçbir hukuki adım atılmamış olması da güçlü bir ihtimaldir. Bu durumda tarla halen vefat eden kişinin üzerinde kayıtlı görünür ve mirasçılar resmiyette belirsizdir.
- İlk Adım: Notere Başvuru: Mirasçıların ve pay oranlarının belirlenmesi için bir notere gidilerek veraset ilamı (mirasçılık belgesi) talep edilmelidir. Noter, nüfus kayıtları üzerinden aile tablosunu çıkararak yasal mirasçıları belirler.
- İkinci Adım: Sulh Hukuk Mahkemesi: Nüfus kayıtlarındaki karmaşıklıklar nedeniyle noterin belge veremediği durumlarda, Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurulmalıdır. Mahkeme kanalıyla alınan veraset ilamı, diğer üç gizemli ortağın kim olduğunu yasal olarak ortaya koyacaktır.
Fiili Kullanım mı, Hukuki Taksim mi?
Tarlanın “bölünmüş” olması durumunda şu iki ayrım hayati önem taşır:
- Resmi Bölünme: Mirasçılar veraset ilamıyla tapuyu üzerlerine almış, ardından elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete çevirerek araziyi resmi parsellere ayırmış olabilirler. Ancak tarım arazilerinin minimum parsel büyüklüğü kanunla korunduğu için bu işlem her zaman mümkün olmayabilir.
- Fiili Kullanım (Zilyetlik): Tarla halen miras bırakanın adına kayıtlıyken, mirasçıların kendi aralarında “burası senin, şurası benim” diyerek tarlayı bölmeleri hukuki bir geçerlilik taşımaz. Bu durum sadece bir kullanım alışkanlığıdır ve ileride yaşanacak bir satış veya kamulaştırma durumunda hak kayıplarına yol açabilir.















