Yeni bir araştırma, ülke çapındaki yüksek konut maliyetlerinin kişinin erken ölme riskini etkileyebileceğini öne sürüyor.

Araştırmaya göre 2000 yılında Amerika'da gelirlerinin yarısını kiraya harcayanların önümüzdeki yirmi yılda ölme olasılığı, kazançlarının sadece yüzde 30'unu kiraya ayıranlara kıyasla yüzde 9 daha fazla.

Ailesi Kiracı Olanların Yaklaşık Yarısı Ev Sahibi Olamadı Ailesi Kiracı Olanların Yaklaşık Yarısı Ev Sahibi Olamadı

Enflasyonun yüksek seviyelere çıkması ve yaşam maliyetinin artmasıyla beraber yıllar geçtikçe artan kira baskısı insanları sağlık ve gıda ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getiriyor.

Princeton Üniversitesi'nden araştırmacılar yüksek kira ödemenin ölüm oranlarını nasıl etkilediğini gözlemlemek amacıyla 2000 yılından itibaren kiracıları takip etti. ABD Nüfus Sayımı Bürosu'nun da yardımıyla milyonlarca kayıt analiz edildi.

Konut maliyetleri COVID salgınının başlangıcından bu yana genel olarak yaklaşık yüzde 30 artarken, kiralar son birkaç yılda her zamankinden daha yüksek.

Sağlık ve gıda harcamaları azalıyor

Gelirlerinin yüzde 30 ila yüzde 50'sini kiraya ayıran Amerikalılar, kirayı karşılayabilen hanelere kıyasla sağlık hizmetine yüzde 57 daha az para harcamak zorunda kalıyor. Bu kişiler gıdaya ise yüzde 17 daha az bütçe ayırmak zorunda.

Gelirlerinin yüzde 70'ini kiraya harcayanların ölme olasılığı ise yüzde 12 daha fazla.

Araştırma sorumlusu Dr. Nick Graetz, "Maliyetler ile ölüm riski arasındaki ilişkinin büyüklüğü bizi şaşırttı." ifadelerini kullandı. Graetz, "Artan kiralardan kaç kişinin etkilendiğini düşünürsek bu büyük bir sorun. Bu nadir görülen bir durum değil." dedi.

Aynı zamanda kira ve evsizlikle baş eden insanların strese bağlı sağlık sorunları yaşadığı saptandı. Bu sıkıntılar Sindirim, kalp ve cilt sorunlarından kas gerginliğine, psikolojik bozukluklara ve uyku bozukluklarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Editör: Gayrimenkul Gündemi