Altın Bazında Konut: Fırsat mı, Değer Kaybı mı?
Gayrimenkul fiyatlarını Türk Lirası üzerinden takip etmek, yüksek enflasyon ortamında bazen yanıltıcı olabiliyor. Ancak “Altın Endeksi” bize çok daha net bir alım gücü tablosu sunuyor. Celal Erdoğdu’nun Ocak 2026 ilan verilerine dayandırdığı rakamlar, piyasadaki değişimi şu sayılarla özetliyor:
- Güncel Veri (Ocak 2026): 6,16 gram altın / m2
- Uzun Dönem Ortalaması: 10,65 gram altın / m2
Bu tablo, Türkiye’de ortalama bir konutun metrekare fiyatının, geçmiş yıllardaki ortalamasına göre %42 daha ucuz olduğunu gösteriyor. Bir başka deyişle; altın biriktiren bir yatırımcı için konut almak, son on yılın en erişilebilir seviyesine gelmiş durumda.
Piyasadaki Bu Gerilemenin 3 Temel Nedeni
- Altın Fiyatlarındaki Rekor Yükseliş: Küresel piyasalarda ons altının, iç piyasada ise gram altının 7.000 TL sınırını aşarak (Şubat 2026 verileriyle) değer kazanması, konutun altın karşısındaki gücünü zayıflattı.
- Reel Fiyatlardaki Düşüş: TCMB verileri nominal bazda (TL olarak) artış gösterse de, enflasyondan arındırılmış reel fiyatlarda konutun bir süredir değer kaybettiği biliniyor.
- Kredi Erişimi ve Likidite Sıkışıklığı: Yüksek faiz oranları nedeniyle konuta olan talep “bekle-gör” moduna geçerken, altın gibi likit varlıkların getirisinin nakit ihtiyacıyla birleşmesi bu makası açtı.
Yatırımcıyı Ne Bekliyor?
Şu anki tabloya göre, elinde altın bulunduranlar için gayrimenkul “indirimli” bir dönemden geçiyor. Ancak bu durumun ne kadar süreceği, altın fiyatlarının seyri ve konut kredi faizlerindeki olası bir düşüşe bağlı. Uzmanlar, altın bazında bu denli dip seviyelerin genellikle orta vadede konut lehine bir düzeltme (fiyat artışı) ile sonuçlandığına dikkat çekiyor.
Gayrimenkul, altın karşısında “ucuz” kalmış olsa da alım yaparken lokasyon, amortisman süresi ve yapı kalitesi gibi kriterlerin her zamankinden daha kritik olduğunu unutmamak gerekiyor.















