İpotekli satışlarda dikkat çeken yükseliş
TÜİK’in açıkladığı son konut satış verilerine göre, ipotekli (krediyle yapılan) satışların toplam satışlar içindeki payı yeniden yüzde 20 seviyesinin üzerine çıktı. Bu oran, uzun süredir düşük seyreden kredi kullanımının ardından konut finansmanında kısmi bir toparlanma sinyali olarak değerlendiriliyor.
Geçmiş yıllarla karşılaştırıldığında tablo daha net ortaya çıkıyor. 2013’lü yıllarda satılan her 100 konuttan yaklaşık 40’ı krediyle alınırken, bu oran 2024’te 11 seviyelerine kadar gerilemişti. Son dönemde ise yeniden 20 bandına yaklaşılması, kredi kanalının yeniden devreye girmeye başladığını gösteriyor.
Faiz indirimi beklentisi etkili oluyor
Piyasadaki bu sınırlı hareketliliğin arkasında en önemli faktörlerden biri, faizlerde düşüş beklentisi. Merkez Bankası’nın faiz politikası ve bankacılık sektöründeki kredi maliyetlerindeki gerileme, konut alımını yeniden gündeme taşıyor.
Ancak uzmanlara göre bu canlanma henüz güçlü bir dönüş anlamına gelmiyor. Kredi faizleri hâlâ yüksek seviyelerde seyrederken, erişilebilirlik sorunu devam ediyor. Bu nedenle krediyle konut alımı daha çok “zorunlu barınma ihtiyacı” çerçevesinde şekilleniyor; yatırım amaçlı talep ise sınırlı kalıyor.
Kredi var ama erişim hâlâ zor
Her ne kadar ipotekli satış oranı artmış olsa da, bu durum geniş kitlelerin yeniden kolayca krediye ulaşabildiği anlamına gelmiyor. Bankaların kredi verme iştahı, hane gelirleri ve krediye erişim şartları hâlâ belirleyici olmaya devam ediyor.
Bu noktada piyasanın temel sorunu sadece finansman değil; aynı zamanda konut fiyatlarının geldiği yüksek seviyeler ve gelir-fiyat dengesizliği. Yani kredi kanalı kısmen açılıyor olsa da, konuta erişim sorunu yapısal olarak sürüyor.
Konut piyasasında yeni denge arayışı
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde konut piyasasında üç ana unsur belirleyici olacak:
- Faizlerin seyri
- Konut arzı ve üretim maliyetleri
- Hane gelirlerinin alım gücü
Kredi faizlerinde kalıcı düşüşler yaşanması halinde ipotekli satışların payı daha da artabilir. Ancak bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için yalnızca kredi genişlemesi değil, aynı zamanda arzın artırılması ve erişilebilir konut politikalarının güçlendirilmesi gerekiyor.
Geri dönüş var ama sınırlı
Mevcut veriler, konut kredilerinin tamamen geri döndüğünü değil; yeniden hareketlenmeye başladığını gösteriyor. Piyasada “yeni bir denge arayışı” söz konusu. Kısacası kredi kanalı yeniden açılıyor, ancak bu dönüş henüz güçlü ve kalıcı bir trend olmaktan uzak. Konut piyasasının gerçek anlamda canlanması için finansman koşullarının yanı sıra yapısal sorunların da çözülmesi gerekiyor.















