Birikimlerini altında tutan yatırımcılar için kritik bir değerlendirme yapan Başaran, altının enflasyona karşı koruma sağlayan güçlü bir araç olduğunu kabul etmekle birlikte, servet artışı konusunda gayrimenkulün, özellikle de doğru seçilmiş arsaların çok daha yüksek bir potansiyel taşıdığını vurguladı. Başaran’a göre, mevcut altın varlıklarının bir kısmıyla imar sınırındaki arazilere yönelmek, uzun vadede “hayat değiştiren” kazançlar sağlayabilir.
Strateji: İmarın Sınırında Beklemek
Yatırımcılara “hazır imarlı” ve fiyatı zirve yapmış yerler yerine, yerleşim yerlerine yakın, gelişme aksı üzerinde bulunan ve imar geçme potansiyeli yüksek olan arazileri öneren uzman, şu noktalara dikkat çekti:
- Doğru Lokasyon Seçimi: Şehirlerin genişleme yönlerini takip etmek, ana yollara ve altyapı projelerine yakın bölgeleri radara almak başarının anahtarı.
- Sabır Faktörü: Arsa yatırımının bir “bekleme sanatı” olduğunu hatırlatan Başaran, imar planları netleştiğinde değer artışının geometrik olarak katlandığını belirtti.
- Küçük Birikimlerle Büyük Adımlar: Altın gibi likit varlıklardan elde edilen kârların, toprağa dönüştürülerek “pasif bir servet” inşasına dönüştürülmesi gerektiğini savundu.
Yatırımcılar İçin Yeni Bir Dönem
Geleneksel yatırım alışkanlıklarının dışına çıkmanın önemine değinen Mert Başaran, doğru zamanda yapılan arsa hamlesinin, yıllarca altın biriktirerek ulaşılamayacak bir refah seviyesine kapı aralayabileceğini ifade etti. Özellikle son dönemde konut fiyatlarındaki artışın ardından, erişilebilir fiyatlı toprak yatırımının “en akıllıca kaçış planı” olduğunu sözlerine ekledi.
