Tapu Masrafları Potansiyeli Baskılıyor: Niyet Var, İşlem Yok!

Sahada hem alıcı hem de satıcı tarafında ciddi bir istek olmasına rağmen, son imza aşamasında kalemler elden düşüyor. Konut kredilerine erişimin zorluğu ve yüksek faiz oranları sektörün ana gündem maddesi olmaya devam etse de, madalyonun diğer yüzünde görmezden gelinemeyecek bir engel daha var: Yüksek işlem maliyetleri...

Güncel piyasa koşullarında sadece faiz oranlarına odaklanmak, buzdağının yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmek anlamına geliyor. Sektör temsilcileri ve saha gözlemleri, tapu harçlarının artık “yan gider” olmaktan çıkıp, başlı başına bir “bariyer” haline geldiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Alıcı ve Satıcı Arasında Maliyet Çıkmazı

Piyasadaki tıkanıklığın temelinde, alıcı ve satıcının farklı cephelerde verdiği maliyet savaşı yatıyor:

Sadece Faiz İndirimi Yeterli mi?

Gayrimenkul piyasasında gerçek bir canlanma için sektör paydaşları artık daha radikal adımlar atılması gerektiğini savunuyor. Mevcut tabloya göre, banka faizleri %1 seviyelerine gerilese bile, işlem maliyetleri bu seviyelerde kaldığı sürece piyasa hacminin potansiyeline ulaşması zor görünüyor.

Gayrimenkulde çarkların yeniden dönmesi için sadece finansman modelleri mi iyileştirilmeli, yoksa vergi ve harç yüklerinde “teşvik edici” bir düzenlemeye mi gidilmeli?

Hareket İçin Harç Ayarı Şart

Piyasada bugün net bir şekilde “niyet var ama işlem yok” sendromu yaşanıyor. Tapu harçlarının geçici bir süre için kademeli olarak düşürülmesi veya ilk kez konut alacaklar için muafiyet getirilmesi gibi adımlar, piyasadaki bu “fren” etkisini kırabilir.

Eğer işlem maliyetleri masaya yatırılmazsa; faizler düşse bile yüksek harç yükü, gayrimenkul sektörünün üzerindeki “görünmez el” olarak kalmaya ve satış rakamlarını baskılamaya devam edecek gibi görünüyor.

Exit mobile version