Dolandırıcılığa Karşı Güvenlik mi, Yeni Bir Külfet mi?
Düzenleme, belirli bir tutarın üzerindeki tapu devirlerinde sürecin hukukçular nezaretinde yürütülmesini öngörüyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Edirne Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Serhat Çeker, dolandırıcılık vakalarını önleme amacının mantıklı olduğunu ancak uygulamanın getireceği yan etkilere dikkat çekti.
Çeker, hali hazırda emlak danışmanlarının taşınmazın yetki belgesinden ilan sürecine, evrak hazırlığından para transferine kadar her aşamada aktif rol oynadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bizler zaten bu işi profesyonel bir meslek olarak yapıyoruz. Tapu harçları ve döner sermaye ücretlerine bir de avukatlık ücreti eklendiğinde, bu durum alıcı ve satıcı için ciddi bir mali külfet haline gelecektir.”
Süreç Uzarsa Satışlar İptal Olabilir
Emlakçıları en çok endişelendiren konulardan biri de zaman yönetimi. Mevcut sistemde hızlıca çözülen işlemlerin, hukuk incelemesi süreciyle (imar durumu, ekspertiz, evrak tetkiki vb.) 10 ila 25 güne kadar uzayabileceği öngörülüyor. Sektör temsilcilerine göre; sürenin uzaması tarafların fikir değiştirmesine ve haliyle satışların iptal olmasına yol açabilir.
Avrupa Modeli ve Sınır Önerisi
Avrupa’daki uygulamalarda emlakçının sadece tarafları buluşturduğunu, geri kalan tüm hukuki süreci avukatların yönettiğini hatırlatan uzmanlar, Türkiye’deki sistemin farklılığına vurgu yapıyor. Çözüm önerisi olarak ise düzenlemenin tüm işlemleri kapsamaması, sadece çok yüksek bedelli satışlar için geçerli olması gerektiği savunuluyor.
Tapuda avukat şartı gelirse:
- Güvenlik: Dolandırıcılık risklerinin azalması hedefleniyor.
- Maliyet: Alıcı ve satıcıya ek bir hizmet bedeli yükü binecek.
- Hız: Bürokrasi ve inceleme süreçleri nedeniyle işlemler yavaşlayabilir.
Emlak dünyasının gözü kulağı şimdi 12. Yargı Paketi’nin nihai metninde. Sektör paydaşları, vatandaşın mağdur olmaması için düzenlemede makul bir fiyat sınırının belirlenmesini bekliyor.
