Türkiye’de Konut Fiyatlarının 35 Yıllık Baş Döndüren Yolculuğu

Türkiye’de gayrimenkul, her dönem en güvenli liman olarak görüldü. Ancak 1990 yılından bugüne uzanan rakamlar, konut fiyatlarının sadece bir barınma ihtiyacı değil, ekonomik tarihimizin en somut aynası olduğunu kanıtlıyor. Zafer Şahin tarafından paylaşılan veriler, 100 metrekarelik bir konutun 35 yıl içindeki fiyat değişimini, paradan atılan sıfırlardan pandemi sonrası yaşanan devasa sıçramalara kadar gözler önüne seriyor.

90’lı Yıllar: Hiperenflasyon ve Bol Sıfırlı Yıllar

1990 yılında 65 Milyon TL olan ortalama bir konutun fiyatı, sadece 10 yıl içinde 2000 yılına gelindiğinde 25 Milyar TL seviyesine ulaştı. Bu dönemde fiyatların neredeyse her yıl katlanarak artması, dönemin yüksek enflasyonist ortamının gayrimenkul üzerindeki doğrudan etkisini yansıtıyor. 2004 yılına gelindiğinde ise artık bir ev sahibi olmak için 72 Milyar TL gibi telaffuzu bile güç rakamlar gerekiyordu.

1 Ocak 2005: Yeni Bir Milat ve Sıfırsız Dönem

Türk lirasından 6 sıfır atılmasıyla birlikte emlak piyasasında da rakamlar sadeleşti. 2005 yılında 80 bin TL ile başlayan yeni dönem, 2010’lu yılların ortalarına kadar nispeten daha stabil bir seyir izledi. 2010 yılında 105 bin TL olan konutlar, 2019 yılına gelindiğinde 285 bin TL seviyesine çıktı. Bu süreç, konut kredisine erişimin artması ve inşaat sektöründeki hamlelerle “gayrimenkulde altın çağ” olarak hafızalara kazındı.

2020 Sonrası: Sıçrama Değil, Adeta Patlama!

Verilerdeki en dikkat çekici kırılma noktası ise hiç kuşkusuz 2020 ve sonrası. Pandemi süreciyle birlikte başlayan maliyet artışları ve arz-talep dengesizliği, rakamları daha önce görülmemiş bir hızla yukarı taşıdı:

Sadece son 5 yıl içinde fiyatların yaklaşık 14 kat artması, gayrimenkul piyasasında yeni bir dönemin kapılarını araladı. 2025 yılı itibarıyla 4,6 Milyon TL seviyesine ulaşan ortalama fiyatlar, barınma maliyetinin ulaştığı noktayı net bir şekilde özetliyor.

1990’da milyonlarla ifade edilen rakamların, paradan sıfır atılmasına rağmen 2025’te yeniden milyonlar seviyesine (ancak bu kez çok daha değerli bir birimle) ulaşması, gayrimenkulün Türkiye’deki vazgeçilmez yatırım gücünü bir kez daha tescilliyor.

Exit mobile version