Çatı katında oturanların en büyük kâbusu olan sızıntılar ve beraberinde gelen “Masrafı kim ödeyecek?” tartışması, komşuluk ilişkilerini germek zorunda değil. Kanun bu konuda oldukça net: Çatı kişisel mülk değil, ortak alandır.
İşte adım adım yasal prosedür ve komşularınızla paylaşabileceğiniz haklarınız:
1. Çatı “Ortak Yer” Sayılır
KMK’nın 4/C maddesi uyarınca; çatılar, bacalar ve genel dam terasları tüm kat maliklerinin ortak kullanım alanıdır. Bu şu anlama gelir: Çatıda oluşan bir sorun sadece en üst katı değil, binanın temelinden en alt katına kadar herkesi ilgilendirir.
2. Yöneticiye Başvurun ve Karar Alın
Tamirat için kendi başınıza hareket etmek yerine resmi yolu izleyin:
- Toplantı Talep Edin: Yöneticiye başvurarak Kat Malikleri Kurulu’nu toplayın.
- Karar Defteri: Tamirat kararını karar defterine işleterek masrafların arsa payı oranında toplanmasını sağlayın.
- Yükümlülük: KMK 20. maddeye göre, hiçbir malik “Benim daireme su akmıyor” diyerek ödemeden kaçamaz. Ödemeyenler hakkında icra takibi başlatılabilir.
3. Acil Onarım Gerekiyorsa Rıza Aranmaz
Eğer çatıdaki akıntı dairenize ciddi zarar veriyor ve diğer malikler onarımı geciktiriyorsa;
- Mahkeme Tespiti: Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak “acil onarım” tespiti yaptırabilirsiniz.
- Rızasız Tamir: Mahkeme kararı olduğunda, diğer maliklerin beşte dört çoğunluğu aranmadan tamirat yapılır ve masraflar yine tüm maliklerden tahsil edilir.
4. Kiracıların Durumu: Ödeme Kimin Cebinden Çıkar?
Kiracılar da ortak giderlerden sorumludur ancak bir farkla:
- Kiracı çatı masrafını öder, makbuzunu alır ve bu tutarı kira bedelinden düşer. * Yani nihai maliyet her zaman mülk sahibine (ev sahibine) aittir.
Lüks harcamalar (örneğin sadece görsel amaçlı değişiklikler) ortak gider kapsamına girmeyebilir. Ancak binanın korunması için yapılan “zorunlu” tamiratlar her zaman kat maliklerinin ortak sorumluluğundadır.













