Bir İş Yapış Sistemi Kuramayan Gayrimenkul Danışmanlarının Vay Haline...

Merhabalar, iyi pazarlar.

Bu yazıda amacım 2015 yılından günümüze hem dünyada hem de ülkemizde yaşanan pek çok siyasi, sosyal, ekonomik hadise ve bir gayrimenkul danışmanının tamamen duygusal sebeplerle vermeye meylettiği kararların, sağlam bir sistem inşa edilemezse insanları nasıl savurabileceğinin anlaşılmasını sağlamaktır.

Gayrimenkul danışmanlığı işinde geride bıraktığım yaklaşık 12 yıl boyunca memleket ve dünya çok fazla olaya ve döngüye şahit olmamı sağladı.

Örneğin, gelişmiş ülkelerde beş yılda bir gerçekleşen pazarın yön değiştirmesi olayı, ülkemizde sadece 2020 yılı içerisinde dört kere yaşandı.

Birazdan sıralayacağım bu 12 yılda yaşananlara ek olarak bir de gayrimenkul danışmanın iş hayatında başına gelen raydan çıkarıcı olayları eklemek gerek.

Bazen hayatın yaşattığı can sıkıcı, moral bozucu, heves kırıcı; bazen de hiç beklemediğimiz anlarda arkamızdan ittiren ve rehavete kapılmamıza neden olabilecek çok olumlu olaylar…

Hadi önce bir zaman yolculuğu ile son 12 yılda yaşanan ve büyük etkileri olan olayları hatırlayalım.

7 Haziran 2015’te gerçekleştirilen seçimin arından 1 Kasım 2015 seçimlerine kadar yaşanan kaotik ortamda ülkemizin pek çok noktasında neredeyse 300 kişi saldırılarda hayatını kaybetti.

2016 yılın temmuz ayına geldiğimizde 15 Temmuz darbe girişimini yaşadık.

2017 yılında belki de pek çok olayın kaynağını teşkil edecek bir anayasa referandumu ve 2018 yılında da Türkiye’nin halk tarafından doğrudan seçim ile gerçekleşen ilk Cumhurbaşkanlığı seçimi vardı.

2018 yılı mart ayında başlayan, temmuz ayının sonlarından itibaren de ekim ayına kadar Rahip Krizi adı altında bir siyasi ve ekonomik olaylar dizisi ile sarsıldık.

Yaşanan döviz kuru atağını önlemek için gerçekleştirilen faiz arttırımları ise 2020 Ocak ayına kadar süren bir durgunluğa girilmesine neden oldu.

2020 yılı ocak ayı ile birlikte, tam piyasa koşulları dengelenmeye ve normalleşmeye başlamışken, bu defa 13 Mart 2020’den itibaren Pandemi Süreci ile tanıştık.

Pandemi sürecinin ilk üç ay neredeyse kimsenin sokağa çıkamadığı dönemini, devletin ekonomiyi canlandırmak için birinci ve ikinci el konutlara yönelik verdiği ucuz ve bol kredi kampanyaları ile rekorlar kıran üç aylık yaz dönemi izledi.

Faizler normal hadlerine yükseltilip, kredi muslukları kapatılınca da tekrar bir durgunluk içine düştük.

2021 yılının eylül ayına geldiğimizde, bu defa tüm ekonomi doğrularına ters bir şekilde başlatılan faiz indirimi adımları, yaklaşık 18-19 ayda Dolar kurunun 9 TL’den önce 19 TL’ye ardından 27 TL’ye, resmi enflasyonun da %80’lerin üzerine yükselmesine neden oldu.

Sonrasında Mayıs 2023’ten itibaren tekrar yükseltilen faiz oranları ve kısılan musluklarla daralan bir piyasa ile 2025 başlarına gelindi.

Neredeyse tüm ekonomistler 2025 yılının ikinci yarısı, faizlerin de düşmeye başlamasıyla ülkedeki risk ve yatırım iştahının artacağını vurgulamaya başlamışlardı ki, bu defa 19 Mart hadisesi yaşandı ve neticede bugünlere geldik.

Şimdi…

Yukarıda sıraladığım, pek çok tali olayı atlayarak özetlediğim ve bir İskandinav ülkesinde belki de 100 yılda gerçekleşmeyecek kadar aksiyonun yaşandığı ülkemizde; biz bir de gayrimenkul danışmanlarının müşteri talep, teklif ve isteklerine hayır diyemeyerek, dağınık ve düzensiz bir tempoda çalıştıklarını düşündüğümüzde, birer ticari işletme olarak hayatta kalabilmenin ne kadar zor olabileceği daha net anlaşılabilecektir.

Hayatta kalmanın ötesinde, uzun soluklu bir başarı hikayesine dönüşecek ve aranan, saygı duyulan, bir otorite olarak görülen gayrimenkul danışmanı haline gelmenin ise yaşanabilecek tüm olaylara meydan okuyabilecek ve onlardan etkilenmeyecek düzeyde sağlam kalabilecek bir sistem kurulmaksızın neredeyse imkânsız olduğu aşikardır.

Bu nedenle gayrimenkul danışmanlarının, tüm emek, zaman ve sermayelerini nüfusun belirli, küçük ve iyi tanımlanmış bir kesimine odaklayarak elde edebilecekleri, sürekli iş potansiyeli yaratacak bir sistem için seferber olmaları gerektiğini savunuyoruz.

Ya düşünerek, değerlendirerek, bilinçli süreçler neticesine bu kararı almamız gerektiğine ya da hayatın zorlu yollardan bu dersi bizlere vereceğine tüm aklımız ve kalbimizle inanıyoruz.

En kısa zamandan sarsılmaz temeller üzerine inşa ettiğiniz bir iş yapış sistemine ulaştığınız günler dilerim.

Haftaya görüşmek üzere…