Peki, halihazırda atanmış bir vasi varken şartlar değişirse ne olur? Okuyucularımızdan gelen “Anneme kardeşim vasi tayin edildi ama süreci beraber yönetebilir miyiz?” sorusu, yasalarımızdaki esnek bir kapıyı aralıyor.
Vasi Olmanın Altın Kuralı: Ehliyet ve Yetenek
Hukuk sistemimiz, vasi tayin edilecek kişinin sadece “istekli” olmasını yeterli görmez. Vasi olacak kişinin şu iki temel şartı taşıması gerekir:
- Hukuki Ehliyet: İşlem yapabilme kabiliyetine sahip, reşit bir birey olmak.
- Fiziki ve Zihinsel Elverişlilik: Kanun metninde de geçtiği üzere, “bu görevi yapabilecek yetenekte” bulunmak.
Vesayet altındaki kişi hukuki işlem yapamadığı için, vasinin onun adına attığı her imza, hem vicdani hem de kanuni bir sorumluluk yükler.
Çift Vasi Mümkün mü?
Genellikle bir kişiye bir vasi atanması esas olsa da, hayatın olağan akışı bazen daha karmaşık çözümler gerektirebilir. Yasalarımız, gereken durumlarda birden çok vasinin atanmasına imkan tanır.
Eğer annenin menfaati, bakımının kalitesi veya mal varlığının daha iyi yönetilmesi bunu gerektiriyorsa; mahkeme kararıyla şu iki yoldan biri izlenebilir:
- Görev Değişimi: Mevcut vasinin (erkek çocuk) yetkisi sona erdirilerek, vasi adayı olan diğer kardeşe (kız çocuk) devredilebilir.
- Ortak Vesayet: Her iki kardeşin de “ortak vasi” olarak atanması sağlanabilir. Bu durumda mahkeme, vasilerin yetkilerini beraber mi yoksa ayrı ayrı mı kullanacağını net bir şekilde belirler.
Önemli Not: Tüm bu değişikliklerin tek bir odak noktası vardır: Vesayet altındaki kişinin yüksek menfaati. Eğer iki vasinin varlığı işleri kolaylaştıracaksa, mahkeme bu talebe yeşil ışık yakabilir.
Aile içindeki görev dağılımı, sadece sözlü anlaşmalarla değil, mahkeme tesciliyle resmiyet kazanmalıdır. Annenizin huzuru ve mal varlığının güvenliği için, mevcut vasi kararına itiraz etmek yerine, mahkemeye “menfaat gereği ek vasi veya vasi değişikliği” talebiyle başvurmak en sağlıklı yol olacaktır.















