Kira Uyarlama Davası Hangi Durumda Açılır?

Posta'dan Tamer Heper okuyucusundan gelen, "İşyeri olarak kiraya verdiğim büro vasfında bağımsız bölümlere sahibim. Bir müddet önce kiraya verdiğim yerleri doların 7-8 TL olduğu dönemlerde bu rakam üzerinden değerlendirip 3.000 TL civarında kiraya verdim. Sonraki yıllarda dolar 17-18 TL oldu. Bu defa yaptığım değerlendirmeye göre 4.000-4.500 TL’ye verdim. Şimdi durduk yerde arada fark oldu. Bu farkı kapatmak için kira tespiti davası açamayacağımdan acaba “kira uygulama davası” gibi bir dava açamaz mıyım?" sorusunu cevapladı.

Kira Uyarlama Davası Hangi Durumda Açılır?

Okuyucumun düşündüğü gibi, kısa zaman süresi içinde iki farklı kira ilişkisi nedeni ile önceki kiraları yenisine uygulama gibi bir dava yok.

Bildiğiniz süresi içinde kira tespit davaları açılır, dediğim gibi bunun da süresi vardır. Ana fikir ise kira tespit davalarında Türk Borçlar Kanunu 344’üncü maddesinin tatbikidir. Bu da beş yıl içinde endeks tatbikini öngörür.

Okuyucumun “kira uygulama davası” dediği acaba uyarlama davası anlamında mıdır, bilemedim. Çünkü kira uygulama davası diye bir davamız yok.

Uyarlama davasını kastediyor ise bu davanın açılması için önemli şartlar vardır. İçlerinden en önemlisi, işlem temelinin çökmüş olmasıdır.

Yani kira ilişkisi o hale gelmiştir ki bir taraf için çekilmez hal almıştır. Bu halin doğması için de o tarafın bir kusurunun bulunmaması lazımdır.

Şimdi olaya baktığımda, yakın iki işyerinin kiralarının birbirinden farklı olması nedeni ile bir rakamda birleştirilmesi, işlem temelinin çöktüğü anlamını taşımıyor.

Dolayısı ile uyarlama davasının da unsuru bulunmuyor. Son olarak söyleyebileceğim husus sözleşme şartlarına göre kiracılığın devam etmesi yönünde olacaktır, uyarlamanın şartları yoktur.

YORUM EKLE