İhtiyaç Nedeniyle Tahliye İstendi
Sincan ilçesinde 2019 yılından bu yana kiracı olan S.B., Haziran 2025'teki kira yenileme döneminde ev sahibi Y.E.'den gelen "oğlumun konut ihtiyacı var" talebiyle karşılaştı. Ev sahibi, oğlunun üzerine kayıtlı başka bir mülk olmadığını ve barınma ihtiyacının zorunlu olduğunu belirterek evin boşaltılmasını istedi.
Arabuluculuktan Sonuç Çıkmadı
Taraflar arasında sözlü olarak uzlaşma sağlanamayınca konu zorunlu arabuluculuk sürecine taşındı. Ancak kiracının görüşmelere katılmaması üzerine süreç tıkanarak yargıya intikal etti. 10 Temmuz 2025'te Ankara Batı 7'nci Sulh Hukuk Mahkemesi'nde tahliye davası açıldı.
"Evi Boşalttım, Neden Ödüyorum?"
Dava açıldıktan bir ay sonra kiracı S.B. evi tahliye ederek anahtarları teslim etti. Mahkemede yaptığı savunmada, istenen süre içinde evi boşalttığını ve davanın neden açıldığını anlamadığını belirtti. Ancak mahkeme, davanın açıldığı tarihteki "hukuki haklılık" durumuna odaklandı.
Mahkeme: Dava Açıldığı Anda Ev Sahibi Haklıydı
Yapılan incelemeler sonucunda;
Ev sahibinin oğlunun üzerine başka mülk bulunmadığı,
Konut ihtiyacının gerçek ve zorunlu olduğu,
Arabuluculuk sürecinde uzlaşma sağlanamadığı için ev sahibinin dava açmaya zorlandığı tespit edildi.
Mahkeme, ev boşaltıldığı için tahliye hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti; ancak vekalet ücreti, yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretinin tamamının kiracı S.B. tarafından ödenmesine karar verdi.
Uzmanından Uyarı: Sadece Evi Boşaltmak Yetmeyebilir
Kararı değerlendiren Avukat Fırat Bilici, kiracıların bu tarz süreçlerde sadece evi boşaltmalarının yeterli olmadığını vurguladı. Bilici, şu uyarılarda bulundu:
"Evin tahliyesinden sonra yargılama, giderlerin kimin üzerinde kalacağının tespiti için devam eder. Kiracılar, ev sahibiyle anlaşırken mutlaka yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda da mutabık kalmalı veya karşılıklı feragat etmelidir. Aksi takdirde, ev boşaltılsa bile ciddi bir icra takibiyle karşı karşıya kalabilirler."