EMLAK GÜNDEMİ

Faiz İndirimi Beklentisi Gayrimenkul Piyasasını Harekete Geçirdi

Türkiye’de faiz indirimi beklentisiyle birlikte gayrimenkul piyasasında yeniden hareketlilik başladı. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, piyasalardaki bu gelişmelerin konut sektörü üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Türkiye ekonomisinin en sıcak gündem maddelerinden biri olan faiz indirimi beklentisi, yatırımcıların yeniden gayrimenkul sektörüne yönelmesine neden oldu. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, faiz oranlarında yaşanabilecek olası düşüşlerin hem iç piyasada hem de yurtdışı yatırımlarda önemli değişimlere yol açacağını söyledi.

Mevduattaki 370 Milyar Dolar Çözülebilir

Merkez Bankası’nın haziran toplantısında politika faizini yüzde 46 seviyesinde sabit tutmasını değerlendiren Çimen, temmuz ayında 300 baz puanlık bir faiz indiriminin piyasa tarafından önden fiyatlandığını ifade etti. Faizlerde yaşanacak olası bir düşüşle birlikte, mevduat hesaplarında tutulan yaklaşık 370 milyar dolar karşılığı Türk Lirası’nın çözülerek farklı yatırım alanlarına kayacağını belirtti.

“Bu sermayenin önemli bir kısmının gayrimenkule yönelmesini bekliyoruz. Yılın ikinci yarısında konut satışlarında belirgin bir artış yaşanabilir” diyen Çimen, yatırımcının yeniden taşınmazlara döneceğini öngördü.

Arz Artışı Fiyatları Dengede Tutabilir

Faiz indirimlerinin, konut talebinde ciddi bir artışı tetikleyeceğini söyleyen Çimen, fiyatlar üzerinde oluşabilecek yukarı yönlü baskıya karşı konut arzının artırılmasının önemine dikkat çekti. Türkiye genelinde 41 milyon civarında konut stoku olduğunu hatırlatan Çimen, kamu eliyle 500 bin yeni konutun devreye alınmasının planlandığını ifade etti.

“Kısa vadede yüzde 2-3 oranında bir arz artışı gerçekleşirse bu, fiyatlarda denge sağlayabilir” dedi.

Yatırımcı Rotasını Yurt Dışına da Çeviriyor

Faizlerdeki düşüşün yalnızca yerel değil, uluslararası yatırım kararlarını da etkileyebileceğini belirten Çimen, Türk yatırımcıların Dubai, Yunanistan, Batum, Kıbrıs ve Miami gibi bölgelere olan ilgisinin arttığını vurguladı.

“Özellikle Dubai, yüksek kira getirisi ve değer artışı potansiyeliyle öne çıkıyor. Faiz indirimi sonrası bu bölgeye Türk yatırımcı ilgisinin daha da artmasını bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

Arz Yetmez, Finansman Modeli Şart

Türkiye’nin genç nüfus yapısı ve deprem riski göz önünde bulundurularak her yıl en az 600-800 bin yeni konut üretilmesi gerektiğini vurgulayan Çimen, bu sürecin en büyük sorununun finansman olduğunu belirtti.

“Konut üretimi tek başına çözüm değil. Dönüşümün sürdürülebilir şekilde finanse edilmesi gerekiyor” dedi.

Yabancı Yatırımda Geri Kalındı

Küresel gayrimenkul piyasasında yıllık 400 milyar dolarlık bir yabancı yatırım hacmi olduğuna dikkat çeken Çimen, Türkiye’nin bu pastadan yeterince pay alamadığını belirtti. 2024 yılında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımın yalnızca 2 milyar dolar seviyesinde kaldığını söyleyen Çimen, “Yatırımcı güvenini artıracak düzenlemeler ve daha şeffaf bir piyasa yapısı olmazsa olmaz” değerlendirmesini yaptı.

Kısa Vadede Denge, Uzun Vadede Reel Artış Beklentisi

Son aylarda konut satışlarında ciddi bir artış yaşandığını belirten Özden Çimen, “Ocak-Mayıs döneminde satışlar rekor seviyelere ulaştı. TL bazında fiyatlar yükseldi, ancak dolar bazında halen reel bir artıştan bahsetmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Önümüzdeki süreçte ekonomideki iyileşmeyle birlikte konut fiyatlarında dolar bazlı reel artışların da gündeme geleceğini öngören Çimen, “Kısa vadede bir dengeleme dönemi yaşanacak, ancak uzun vadede değer artışı kaçınılmaz” dedi.