İşte elbirliği mülkiyetinden paylı mülkiyete, ortak taşınmazlarda kira çıkmazını çözen temel kurallar:
Mülkiyetin Türü Kaderi Belirliyor
Bir mülkün kiraya verilip verilemeyeceği, paydaşların tapu sicilindeki statüsüne göre iki ana başlıkta incelenir:
1. Elbirliği Mülkiyeti: “Hep Ya Da Hiç” Kuralı
Tapuda ortakların isimleri var ancak pay oranları (hisseleri) belirtilmemişse, burada elbirliği mülkiyeti söz konusudur. Bu yapıda ortaklar arasında tam bir kader birliği vardır.
- Karar Mekanizması: Oy birliği şarttır.
- Sonuç: Ortaklardan tek bir kişi bile kiralamaya karşı çıkarsa, o sözleşme hukuken sakat sayılır. Tüm işlemlerin bütün ortakların iştirakiyle yapılması mecburidir.
2. Paylı Mülkiyet: “Çoğunluğun Sesi”
Hisselerin %25, %50 gibi oranlarla net bir şekilde ayrıldığı durumlara paylı mülkiyet denir. Bu yapıda kararlar, elbirliği mülkiyetindeki gibi katı değildir.
- Karar Mekanizması: Hem pay hem de paydaş çoğunluğu aranır.
- Örnek Senaryo: Anne ve üç kardeşin her birinin %25 hisseye sahip olduğu bir tabloda; anne ve iki kardeşin “evet” demesi, hem sayısal çoğunluğu (3 kişi) hem de hisse çoğunluğunu (%75) sağladığı için geçerli kabul edilir. Karşı çıkan dördüncü ortağın itirazı bu durumda sonucu değiştirmez.
Sessiz Kalmak Onaylamaktır
Pek bilinmeyen ancak hukuki pratikte sıkça karşılaşılan bir diğer durum ise icazet (onay) meselesidir.
Hissedarlardan sadece biri kira sözleşmesi imzalasa dahi, diğer ortaklar bu duruma uzun süre karşı çıkmaz ve sessiz kalırlarsa, sözleşme geçerli bir kira ilişkisi olarak kabul görmeye devam eder.
Kira bedellerinin hızla yükseldiği ve uyuşmazlıkların her geçen gün çeşitlendiği günümüz piyasasında, maliklerin sahip oldukları hakları bilmesi, olası hak kayıplarının önüne geçmek adına kritik önem taşıyor.















