İlan Sitelerinde Fiyat Manipülasyonu
Son dönemde gayrimenkul satışlarında tapu harcı ve değer artış kazancı vergisinden kaçınmak isteyen bazı mülk sahipleri, dijital platformlar üzerinden yeni bir strateji izliyor. Sistem şu şekilde işliyor:
- Ev, gerçek değeri olan (örneğin) 10 milyon TL’den ilana koyuluyor.
- Alıcı ile el sıkışıldıktan hemen sonra ilan fiyatı bir anda 5 milyon TL’ye düşürülüyor.
- Fiyat güncellendikten kısa süre sonra ilan tamamen siliniyor.
- Tapuda satış bedeli, bu son “düşük” fiyat üzerinden beyan ediliyor.
Bu yöntemle satıcılar, Maliye’nin ilan siteleri üzerinden yaptığı denetimlerde evin ucuza satıldığı imajını yaratarak düşük vergi ödemeyi hedefliyor.
Peki, satıcı ve alıcı neden bu riskli yola başvuruyor? Temel motivasyon maddi kazanç:
- Tapu Harcı: 10 milyon TL’lik bir satışta %4 üzerinden 400 bin TL harç ödenmesi gerekirken, bedel 5 milyon TL gösterildiğinde bu rakam 200 bin TL’ye iniyor.
- Değer Artış Kazancı Vergisi: Eğer konut alım tarihinden itibaren 5 yıl geçmeden satılıyorsa, aradaki kâr farkı üzerinden ödenen vergi de bu yolla minimize edilmeye çalışılıyor.
Maliye’nin Radarı: MEVA Devrede
Gelir İdaresi Başkanlığı, sosyal medyada da yankı uyandıran bu duruma karşı sessiz kalmadı. Mekânsal Veri Analizi (MEVA) projesi ile tüm ilanların geçmişe dönük verilerinin, bölge emsallerinin ve banka kayıtlarının çapraz kontrole tabi tutulduğunu duyurdu.
GİB’den yapılan açıklamada, “İlan sayfalarında yer alan tutarlar ile gerçekleşen alım-satım bedelleri arasındaki uyumsuzluklar yakından izlenmektedir” denilerek, usulsüzlük yapanlar hakkında inceleme başlatıldığı vurgulandı.
Cezalar Artırıldı: %25 Değil, Tam 1 Kat!
Vergi kayıp ve kaçağını önlemek adına denetimler sıkılaşırken, cezai yaptırımlar da ağırlaştırıldı. Yeni düzenlemeye göre; gerçek bedelin altında beyan yapıldığı tespit edilirse, aradaki farka isabet eden harç tutarı tahsil edilmekle kalmıyor; kesilecek olan vergi ziyaı cezası artık %25 yerine %100 (bir kat) oranında uygulanıyor.
Gayrimenkul alım-satım işlemlerinde ileride ciddi cezai yaptırımlar ve faiz yüküyle karşılaşmamak için beyanların “rayiç bedel” üzerinden değil, “gerçek satış bedeli” üzerinden yapılması büyük önem taşıyor.















