Kentsel Dönüşüm: Fırsat mı, Risk mi?

Kentsel dönüşüm, Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle bir lüksten ziyade hayati bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Ancak mülk sahipleri için bu süreç hala "Büyük bir fırsat mı, yoksa riskli bir macera mı?" sorusunu barındırıyor. 2026 yılı itibarıyla güncellenen yasalar ve finansal destek paketleri ışığında konuyu mercek altına aldık.

Güvenli Gelecek mi, Finansal Çıkmaz mı?

Türkiye genelinde hız kazanan kentsel dönüşüm süreci, 2026 yılına yeni yasal düzenlemeler ve tarihi destek paketleriyle girdi. Vatandaşlar bir yandan depreme dayanıklı konutlara kavuşmanın hayalini kurarken, diğer yandan artan inşaat maliyetleri ve hukuki karmaşalarla karşı karşıya kalıyor. Peki, mevcut tabloda ibre hangi tarafı gösteriyor?

Yarısı Bizden ve Finansal Kalkan

2026 yılının en büyük fırsatı, süresi 31 Aralık 2026 tarihine kadar uzatılan “Yarısı Bizden” kampanyası. Özellikle İstanbul’da yoğunlaşan bu paket, mülk sahiplerine nefes aldırıyor:

%50+1 Salt Çoğunluk Yeterli

Geçmişte projeleri tıkayan “üçte iki (2/3) çoğunluk” şartı artık geride kaldı. Yeni düzenlemeyle birlikte %50+1 (salt çoğunluk) kuralı geçerli. Bu durum, kararsız azınlığın süreci kilitlemesini engelleyerek projelerin başlama süresini aylar yerine haftalara indiriyor. Ayrıca e-Devlet üzerinden yapılan tebligatlar ve 15 günlük askı süreleri, bürokratik engelleri minimize ediyor.

Dikkat Edilmesi Gereken Riskler

Her fırsat kendi risklerini de beraberinde getiriyor. 2026 yılında mülk sahiplerini bekleyen temel riskler şunlar:

2026 sonuna kadar riskli yapı tespitini yaptıranlar için devlet destekleri tarihi zirvede. Ancak bu süreci bir fırsata dönüştürmenin yolu, doğru teknik analiz, sağlam bir hukuk danışmanlığı ve güçlü bir müteahhit partnerinden geçiyor.

Exit mobile version