Son dönemde bu sisteme olan talep adeta patlama yaşarken, sektör temsilcileri başvurularda rekor artış gözlemlediklerini belirtiyor.
Banka Kredisine Faiz Freni
Konut piyasasındaki durgunluğun en büyük sebebi olan yüksek faiz oranları, aylık taksit ödemelerini ortalama bir hane halkı geliri için imkansız hale getirdi. Bu noktada devreye giren faizsiz model, tüketicilere şu avantajları sunuyor:
- Sıfır Faiz: Banka kredisindeki toplam geri ödeme tutarının iki-üç katına çıkması engelleniyor.
- Esnek Taksit İmkanı: Kişinin bütçesine göre belirlenen taksitler, ödeme kolaylığı sağlıyor.
- Peşinatsız Giriş: Birçok modelde peşinat zorunluluğunun olmaması, dar gelirli vatandaşı sisteme çekiyor.
Tasarruf Finansmanına Devlet Güvencesi
Talebin bu denli artmasının arkasındaki en güçlü nedenlerden biri de sistemin artık yasal bir zemine oturmuş olması. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) denetimine giren tasarruf finansman şirketleri, vatandaş nezdinde güven tazeledi. Artık “elbirliği” sistemi, merdiven altı bir yapıdan ziyade, denetlenebilir ve kurumsal bir finansman modeli olarak kabul görüyor.
Sektörde Talep Patlaması Yaşanıyor
Gayrimenkul uzmanları, konut satışlarının genel toplamında banka kredili satışların payı düşerken, tasarruf finansman yöntemiyle alınan ev sayısının hızla yükseldiğine dikkat çekiyor. Özellikle orta ve alt gelir grubunun ev sahibi olabilmek için tek çıkış kapısı olarak gördüğü bu sistemde, sıra bekleme sürelerine rağmen kayıtlar her geçen gün artıyor.
Konut piyasasındaki bu değişim, önümüzdeki dönemde gayrimenkul satış stratejilerini de kökten değiştirebilir. Krediye erişimin kısıtlı olduğu bir dönemde, “dayanışma ekonomisi” gayrimenkul sektörünün can suyu olmaya devam edecek gibi görünüyor.
