EMLAK GÜNDEMİ

Konut Sektöründe Büyük Soru: Fiyatlar mı Yüksek, Finansmana Erişim mi İmkansız?

Türkiye gayrimenkul piyasasında son dönemde yaşanan durgunluk, akıllara tek bir soruyu getiriyor: Konut mu çok pahalı, yoksa vatandaşı ev sahibi yapacak krediye ulaşmak mı zor? Ekonomist Servet Yıldırım’ın dikkat çektiği bu ikilem, sektörün geleceği için kritik bir dönemeçte olduğumuzu gösteriyor.

Kredi Muslukları Kısıldı, Konut Talebi Durdu

Geleneksel olarak krediyle dönen Türkiye konut piyasasında, yüksek faiz oranları ve bankaların uyguladığı düşük kredi limitleri sektörü adeta kilitledi. Mevcut ekonomik tabloda konut kredisi almak, yüksek aylık taksitler ve katı onay süreçleri nedeniyle orta gelir grubu için hayal haline geldi.

"Fiyatlar Düşmüyor, Erişilebilirlik Azalıyor"

Yıldırım’ın analizine göre, konut fiyatlarında beklenen sert düşüşler gerçekleşmese de "erişilebilirlik" her geçen gün azalıyor. Enflasyonist baskılar ve artan inşaat maliyetleri fiyatları belli bir seviyede tutarken;

Yüksek Faiz: Aylık taksitlerin hane halkı gelirini aşması,

Limit Sınırlaması: Ekspertiz değerinin çok altında kredi verilmesi,

Peşinat Sorunu: Tasarrufların artan ev fiyatları karşısında erimesi, sektördeki asıl engeli oluşturuyor.

Sektörde "Bekle-Gör" Dönemi

Yatırımcılar ve ev sahibi olmak isteyenler şu an beklemede. Dezenflasyon sürecinin başarısı ve faiz oranlarının sürdürülebilir bir seviyeye inmesi, konuta olan talebin tekrar canlanması için kilit rol oynuyor. Ancak mevcut şartlarda konutun pahalılığından ziyade, finansmana erişimdeki zorluk piyasanın önündeki en büyük bariyer olarak duruyor.