Ocak Ayında 208 Milyon Dolarlık Yatırım
Veriler, Ocak ayında yurt içi yerleşiklerin yurt dışında toplam 208 milyon dolarlık gayrimenkul alımı gerçekleştirdiğini ortaya koydu. Buna karşılık, yurt dışı yerleşiklerin (yabancıların) Türkiye’den yaptığı net gayrimenkul alımı 163 milyon dolarda kaldı. Geçtiğimiz yılın tamamında 333 milyon dolar olarak gerçekleşen bu farkın, 2026’nın ilk ayından itibaren artış eğilimini sürdürmesi dikkat çekiyor.
Yatırımcı Neden Yurt Dışını Seçiyor?
Varlıklı Türk yatırımcıların yurt dışına yönelmesindeki temel motivasyonlar arasında birkaç kritik faktör öne çıkıyor:
- Döviz Bazlı Kira Getirisi: Yatırımcılar, kira gelirlerini dolar veya euro bazında alarak kur riskine karşı korunmayı hedefliyor.
- Hızlı Amortisman Süreleri: Türkiye’deki yüksek konut fiyatları nedeniyle kira çarpanlarının (yatırımın geri dönüş süresi) uzaması, yatırımcıyı 10-15 yıl gibi daha kısa sürede kendini amorti eden Avrupa ve Dubai pazarlarına yönlendiriyor.
- Altın Vize (Golden Visa) Avantajı: Özellikle Yunanistan ve Portekiz gibi ülkelerde gayrimenkul alımı yoluyla elde edilen oturum ve serbest dolaşım izinleri stratejik bir tercih sebebi olmaya devam ediyor.
Yabancı Yatırımında 9 Yılın En Düşük Seviyesi
Öte yandan, bir dönem rekorlar kıran yabancıya konut satışı tarafında duraklama dönemi yaşanıyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla yabancılara yapılan satışlar son 9 yılın en düşük seviyesine gerilemiş durumda. Vatandaşlık için gereken 400.000 dolarlık alt sınır, ikamet izni süreçlerindeki yeni düzenlemeler ve bürokratik zorluklar, yabancı yatırımcının iştahını azaltan unsurlar olarak değerlendiriliyor.
Favori Rotalar: Yunanistan ve Dubai
Türklerin yurt dışında en çok ilgi gösterdiği bölgelerin başında komşu Yunanistan, yatırım potansiyeli yüksek Dubai, Adriyatik kıyısındaki Karadağ ve Avrupa’nın merkezi Almanya geliyor.
Gayrimenkul uzmanları, yurt içindeki konut kredisi faizlerinin yüksek seyretmesi ve fiyatların erişilebilir olmaktan çıkması durumunda, Türk yatırımcısının “global ev sahibi” olma eğiliminin 2026 yılı genelinde artarak süreceğini öngörüyor.















