Miras Kavgaları Kentsel Dönüşümü Kilitledi: İzale-i Şuyu Davalarında %200 Artış

İstanbul’un Beşiktaş, Şişli ve Kadıköy gibi en değerli semtlerinde binlerce bina, mirasçılar arasındaki “uzlaşmazlık duvarı” nedeniyle çürümeye terk edildi. Son iki yılda ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davalarında yaşanan 0’lük artış, hem mülklerin değerini eritiyor hem de deprem gerçeğiyle yüzleşen şehrin yenilenme hızını baltalıyor.

Aile Yadigârından Hukuk Savaşına

Eskiden aile yadigârı olarak gururla taşınan mülkler, günümüzde çok sayıda mirasçının birbirine girdiği birer hukuk savaş alanına dönüşmüş durumda. Vatandaşların “Babamdan köşk kaldı ama içinde fareler cirit atıyor, satamıyoruz” feryadı, aslında İstanbul’un göbeğinde atıl bekleyen milyarlarca liralık devasa bir servetin sessiz çığlığı haline geldi.

Kentsel Dönüşümün Önündeki “Hisseli Tapu” Engeli

Gayrimenkul piyasasını kilitleyen bu durum, sadece bireysel mağduriyet yaratmakla kalmıyor; kentsel dönüşüm projelerini de durma noktasına getiriyor. Müteahhitler, 10-15 mirasçının olduğu bir dosyada tek bir kişinin bile “hayır” demesinin projeyi tamamen çöpe attığını belirtiyor.

Uzmanlara göre sürecin acı tablosu şöyle:

Kendi Servetlerini Yakıyorlar

Hukukçular, adliyelerin artık dava çözmekten ziyade, icra yoluyla mülk satan dev birer emlak ofisine dönüştüğünü vurguluyor. Mirasçılar “birbirimize yar etmeyelim” derken aslında kendi öz servetlerini yakıyor. Sonuçta kazanan hukuk büroları olurken; kaybeden, üzerine oturduğu servetin içinde yoksulluk çeken mirasçılar ve bir türlü yenilenemeyen İstanbul oluyor.

Gayrimenkul dünyasındaki bu tip hukuki kilitlenmeler, hem arz-talep dengesini bozuyor hem de riskli yapı stokunun temizlenmesini engelliyor. Ortak bir paydada buluşmak, her zaman mahkeme salonlarından daha kârlı bir yol olarak öne çıkıyor.

Exit mobile version