Miras intikali henüz tamamlanmamış ve tapuda "elbirliği mülkiyeti" olarak görünen taşınmazlarda, oybirliği esastır. Yani, mirasçılardan birinin bile rızası olmadan yapılan kira sözleşmeleri hukuki olarak geçersiz sayılabilir. Eğer taşınmaz "paylı mülkiyete" dönüştürülmüşse, bu durumda pay ve paydaş çoğunluğu (hem hisse oranının hem de kişi sayısının yarısından fazlası) ile kiralama kararı alınabilir.

Kira Geliri Nasıl Paylaşılmalı?

Emsal Yargıtay kararlarına göre, kira bedelinin tüm mirasçıların ortak kararıyla belirlenen bir banka hesabına yatırılması en güvenli yoldur. Kira, mirasçılardan sadece birine ödeniyorsa, o mirasçı diğer paydaşlara haklarını (ecrimisil/kira tazminatı riskiyle karşılaşmamak için) payları oranında ödemekle yükümlüdür.

Vergi Düzenlemeleri ve Beyanname Sınırı

Mirasçıların en çok gözden kaçırdığı nokta ise vergilendirme sürecidir. Her mirasçı, kendi payına düşen kira geliri üzerinden sorumludur.

Beyanname Sınırı: Belirlenen mesken kira geliri istisna tutarlarını takip etmek kritik. Hissedarların kendi payına düşen yıllık brüt gelir, belirlenen sınırları aşıyorsa her biri ayrı beyanname vermelidir.

Gider Yöntemi: Hissedarlar, gerçek gider veya götürü gider yönteminden birini seçebilir; ancak tüm hissedarların aynı yöntemi seçmesi zorunlu değildir.

Miraslı evlerde yaşanan en büyük sorunlardan biri, bir mirasçının evi izinsiz kiraya vermesidir. Bu durumda diğer mirasçılar "müdahalenin men-i" davası açarak kiracıyı tahliye ettirebilir ve geçmişe dönük kira bedellerini talep edebilirler.