Savaşın Gölgesi Konut Piyasasını Vurdu: Maliyetler Artıyor

Sebo İnşaat Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Gülçiçek'in yazısı...

Screenshot

Artan enerji maliyetleri ve yüksek faiz ortamı, konut sektörünü ciddi bir sıkışmışlığın içine sokuyor.

2026 yılına büyük umutlarla giren inşaat sektörü, savaşın başlamasıyla birlikte adeta soğuk bir duş aldı. Sektörde oluşan iyimser hava kısa sürede dağıldı ve umutlar şimdilik başka bir bahara ertelendi.

Savaşın uzaması, İran’daki petrol kuyularının hedef alınması ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan riskler petrol fiyatlarını hızla yukarı taşıyor. Enerji fiyatlarındaki bu sert yükseliş sadece akaryakıtı değil, başta inşaat olmak üzere birçok sektörü doğrudan etkiliyor.

Akaryakıta gelen her zam, inşaat sektöründe maliyetlerin zincirleme şekilde artması demektir. Zaten son iki yıldır maliyet artışına rağmen fiyatlarını yeterince yükseltemeyen sektör için bu yeni dalga, maliyetleri fiyatlara yansıtmadan ayakta kalmayı neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Ancak fiyatların artması da tek başına çözüm değil. Yüksek faiz oranları nedeniyle konuta erişim her geçen gün daha da zorlaşıyor. Üstelik altın ve gümüş piyasalarındaki hareketlilik, yatırımcıların yönünü gayrimenkulden uzaklaştırıyor. Bu tablo, gayrimenkul piyasasında alım satımın ciddi şekilde yavaşlamasına ve piyasada adeta bir donma yaşanmasına yol açıyor.

Sektör bugün tam anlamıyla iki büyük baskının arasında kalmış durumda:

Bir tarafta hızla artan maliyetler, diğer tarafta ise alım gücünü zayıflatan yüksek faizler.

Eğer mevcut jeopolitik gerilim uzarsa, bunun kaçınılmaz sonucu enflasyonun yeniden yükselmesi olacaktır. Böyle bir senaryoda Merkez Bankası’nın faiz artırımı gündeme gelebilir. Bu da konut kredisi faizlerinin daha da yükselmesi ve konuta erişimin daha da zorlaşması anlamına gelir.

Kısacası; savaş sadece cephede değil, ekonomide de büyük bir dalga yaratıyor. Bu dalga en çok da üretim ve yatırım sektörlerini etkiliyor.

Bu nedenle bölgedeki gerilimin daha fazla büyümeden ve uzamadan çözülmesi, hem sektör hem de ekonomi için hayati önem taşıyor. Aksi halde konut piyasasında çok daha zor bir döneme girebiliriz.

Exit mobile version