Arkadaşlar hepinize merhabalar, iyi pazarlar.
Bu haftaki yazımız öz disiplinimizi yükseltebilmek için kullanabileceğimiz bir yaklaşım.
Temasta olduğum pek çok meslektaşımdan aldığım geri bildirim, gayrimenkul danışmanlığı mesleğini yapmaya çalışan kişilerin EN BÜYÜK SORUN OLARAK ÖZ DİSİPLİN SAĞLAMAYI belirttiklerini gösteriyor.
Yine bu konular üzerine konuştuğumuz arkadaşlarımın pek çoğunun ise geçmiş iş hayatlarında MAAŞLI ÇALIŞIRKEN BU KONUDA NEREDEYSE HİÇ SORUN YAŞAMADIKLARINI tespit edebiliyoruz.
Gayrimenkul danışmanlarının, özellikle zincir marka ofislerinde yer alan kişilerin, işin doğasından gelen aşırı serbestlik yüzünden performanslarının %10’unu bile kullanmadıklarına şahit oluyoruz.
Peki, maaşlı çalıştıkları dönemde aynı kişiler saat kaçta nerede olacakları, gün içinde ne yapacakları, hangi saat aralıklarında çalışacakları gibi mesai kavramları ve içeriği net iken hiçbir sorun yaşamıyorken; aşırı serbestlik sunan ve kendi işinin patronu olmak gibi bir tanıtıma sahip gayrimenkul danışmanlığı mesleğine girdiklerinde benzer bir yaklaşımı nasıl sağlayabilirler?
Bunun EN PROFESYONEL VE SAĞLIKLI YOLU KİŞİNİN KENDİSİNE AİT BİR ANAYASA YANİ KURALLAR MANZUMESİ HAZIRLAMASIDIR. Bunun üzerine ileride tekrar dururuz ancak bu yazıda size yine oldukça kullanışlı ve kişiye özel başka basit bir araçtan bahsetmek istiyorum.
TAKINTILARIMIZ…
Hepimizin çok farklı takıntıları var.
Bazımız çok disiplinli, bazımız tam tersine kuralsızca yaşamak bağımlısı, bazımız estetik meraklısı, bazımız simetri hastası, bazımız temizlik konusunda çok hassas ya da bazımız aşırı kontrolcü vb.
Burada ilk yapmamız gereken, gerçekten kendimizle samimi bir şekilde ya da bunu yapamıyorsak bizi çok iyi tanıyan birilerinin desteğiyle ve alınma gücenme yaşamadan, kendi takıntılı noktalarımızı tespit etmek.
Sonrasında gayrimenkul danışmanlığı mesleğinde hangi alanlarda işlerin hakkını vermediğimizi düşünüyorsak bunları listelemek.
Ve son aşamada zihnimizde söz konusu takıntımızla, işimizde kendimizi eksik ya da başarısız gördüğümüz başlıklar arasında bir bağlantı kurmak.
Bu konuya kendimden bir örnek vermem gerekirse, kendimi aşırı kuralcı bir kişi olarak tanımlayabilirim.
Benim yapmak istemediğim, yapmaktan hoşlanmadığım ancak yapılmasını da elzem gördüğüm konularda, kendime gönülsüzce de olsa yazılı kurallar koyarak kendi çözümlerimi üretmek gibi yöntemim vardır.
Benim için üzerine düşünüp belirlediğim bir yapılacaklar listesini yapmamak kadar rahatsızlık verici çok az şey vardır.
Kendimde keşfettiğim bu takıntı sayesinde diş doktoruna gitmekten, bir değerleme raporu hazırlamaya, veritabanıma dijital pazarlama kampanyaları yürütmekten, pazar yazıları yazmaya kadar, işe yarayacağına inandığım tüm işlemlerimi listelediğim planlar ve takvimler oluşturarak yönetmek bahsettiğim öz disiplin konusunda en büyük destekçimdir.
Sizlere de bu konuda biraz düşünmeyi ve mümkünse hemen harekete geçerek kendinizle barışık bir şekilde kendi çözümlerinizi üretmeyi öneririm.
Bu konu üzerine daha derinlemesine okumalar yapmak isteyen kişilere Grant Cardone’nin “Be Obsessed or Be Average” isimli internette kolayca pdf versiyonunu bulabilecekleri kitapla başlamayı öneririm.
Takıntılarımızı bizi motive ve disipline edecek birer araç olarak kullandığımız günler dilerim.
Haftaya görüşmek üzere…