Tarlaya Ev Yapma Şartları Ağırlaştırıldı

Gayrimenkul dünyasında son dönemde en çok konuşulan konulardan biri, tarım arazilerinin korunması adına atılan radikal adımlar. Birçok yatırımcı "tarlamı alır, prefabriğimi ya da konteynerımı koyarım" düşüncesiyle hareket etse de, mevzuatın keskinleşen sınırları bu hayalleri yasal engellere çarptırıyor. Artık "Tiny House" veya taşınabilir yapılar dahil hiçbir yapı, imar kanunundan muaf değil.

man standing near house and tree at daytime photo – Free Human Image on Unsplash

Tarım arazisine konut inşa etmek isteyenlerin bilmesi gereken güncel ve katı kuralları bir araya getirdik:

İnşaat İçin Olmazsa Olmaz Şartlar

Tarlanıza bir çivi dahi çakmadan önce arazinizin şu temel niteliklere sahip olması gerekiyor:

Yapılaşma Sınırları ve Mimari Kısıtlar

Şartları sağlayan arazilerde de “istediğim büyüklükte yaparım” özgürlüğü bulunmuyor. Tarım alanlarını korumak amacıyla getirilen metrekare sınırlamaları oldukça net:

  1. Taban Alanı Katsayısı: Toplam inşaat alanı, parsel büyüklüğünün %5’ini geçemez.
  2. Maksimum Metrekare: Yapılacak evin toplam alanı her ne olursa olsun 250 m² ile sınırlandırılmıştır.
  3. Kat ve Yükseklik: En fazla 2 kat izni verilmekle birlikte, toplam yükseklik 6.50 metreyi aşamaz.
  4. Çekme Mesafeleri: Yapının parsel sınırlarına en az 5 metre, yola ise en az 10 metre mesafede konumlandırılması zorunludur.

Prefabrik veya Tiny House Kurtarır mı?

En büyük yanılgı burada başlıyor. Mevzuata göre, tekerlekli veya taşınabilir olması bir yapıyı “yapı” statüsünden çıkarmıyor. Temeli olsun ya da olmasın; prefabrik, konteyner veya Tiny House modellerinin tamamı imar ruhsatına ve zemin etüdüne tabidir.

Ruhsatsız kurulan bu yapılar “kaçak yapı” statüsünde değerlendirilerek hem ağır para cezalarına hem de yıkım kararlarına konu olmaktadır. Ayrıca, bu yapılara resmi elektrik ve su aboneliği alınması da yasal olarak mümkün değildir.

Süreç Nasıl İşliyor?

Tarlasına ev yapmak isteyen bir yatırımcının izlemesi gereken yol haritası şöyledir:

Gayrimenkul yatırımında mağduriyet yaşamamak için, “doğa içinde özgürlük” vaat eden ancak yasal zemini olmayan çözümlerden uzak durmak, güncel mevzuatı sıkı takip etmek büyük önem taşıyor.

Exit mobile version