Yaşlı Bakım Köyleri Dönemi Başlıyor
Türkiye’de 1970’li yıllarda başlayan kırdan kente göç dalgası, sadece şehirleri büyütmekle kalmadı; toplumsal yapımızın temel taşı olan “geniş aile” modelini de tarihe gömdü. Bugün gelinen noktada çekirdek aile yapısı ve artan kadın istihdamı, yaşlı bireylerin yalnızlaşmasına neden olurken; Türkiye, önümüzdeki 20 yılın en büyük yapısal dönüşümlerinden birine hazırlanıyor: Gümüş Ekonomi ve Yaşlı Yaşam Alanları.
2050’de Türkiye, Bugünün Almanya’sı Olacak
TÜİK verileri, Türkiye’nin “genç nüfus” avantajını hızla kaybettiğini kanıtlıyor. Son 15 yılda çocuk nüfus oranı gerilerken, 65 yaş üstü bireylerin toplam nüfustaki payı %11’i aşmış durumda.
Kritik Verilerle Gelecek Tablosu:
- 2025: Nüfusun %21,5’i 55 yaş üstü.
- 2030: 65 yaş üstü nüfus oranı %13,46’ya çıkacak.
- 2050: Her 4 kişiden biri (%23) 65 yaş üstü olacak. Bu tablo, Türkiye’nin demografik olarak bugünkü Almanya ve Yunanistan seviyesine geleceğini gösteriyor.
Çocuğumun Yanında Kalırım Algısı Değişiyor mu?
Araştırmalar, 65 yaş üstü bireylerin %46’sının halen çocuklarıyla yaşama hayali kurduğunu gösteriyor. Ancak kent yaşamının getirdiği ekonomik zorluklar ve mekânsal kısıtlar, bu durumu imkansız kılıyor. Gelecek nesillerde bu oranın düşmesi; profesyonel evde bakım hizmetlerine ve nitelikli yaşam merkezlerine olan talebin patlamasına yol açacak.
38 Bin Yeni Yatak Şart
Türkiye genelinde Bakanlığa bağlı ve özel huzurevlerinde toplam 29.857 kişi hizmet alıyor. Bu rakam, mevcut yaşlı nüfusun sadece binde 3,1’ine hitap ediyor. 2050 yılına gelindiğinde, mevcut standardı korumak için bile en az 38 bin kişilik ek kapasiteye ihtiyaç duyulacağı öngörülüyor. Bu durum, gayrimenkul sektörü için devasa bir yatırım potansiyeli anlamına geliyor.
“Bugün planlanmazsa, yarın yönetilemez.” > Özdil Şahin – EVA Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı
Yatay Mimari ve Sosyal Donatılı Bakım Köyleri
Artık kimse dört duvar arasına sıkışmış klasik huzurevlerini tercih etmiyor. Yeni nesil yaşlı bakım projeleri; sadece bir “bakım ünitesi” değil, aynı zamanda birer sosyal yaşam merkezi olarak tasarlanıyor.
- Neler Öne Çıkıyor? Yatay mimari, yeşil alanlar, hobi bahçeleri, termal su imkanları, SPA, fizyoterapi merkezleri ve hatta kreşlerle entegre (kuşaklararası) projeler.
- Uluslararası Fırsat: Türkiye’nin düşük personel maliyetleri ve coğrafi avantajları, yabancı emeklilik fonlarının iştahını kabartıyor. Türkiye, doğru hukuki altyapıyla yaşlı sağlığı turizminde bölgesel bir merkez olabilir.
Dönüşüm Kaçınılmaz
Nüfusun yaşlanması bir kriz değil, doğru yönetilmesi gereken sosyal bir süreçtir. Geleneksel bakım yöntemlerinin yetersiz kaldığı bu yeni dönemde; erişilebilir, sosyal donatısı güçlü ve sağlık hizmetleriyle entegre gayrimenkul projeleri, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek.
















