Evlilik ve Boşanma Rakamları Talebi Bölüyor
2025 yılı verilerine göre Türkiye’de 552 bin çift dünya evine girerken, yaklaşık 194 bin çift yollarını ayırdı. Bu tablo, piyasada iki farklı dinamiği tetikliyor: Yeni kurulan haneler küçük metrekareli konutlara yönelirken, bölünen haneler kiralık piyasasında ani bir yoğunluk oluşturuyor.
Küçük Konutların Yükselişi: 1+1 ve 2+1 Dönemi
Türkiye’de ortalama hanehalkı büyüklüğünün 3,11 seviyesine gerilemesi ve tek kişilik hanelerin 5,5 milyonu aşması, konut tipolojisini kökten değiştiriyor.
- Seçici Tercihler: Yeni evli çiftler artık sadece “başını sokacak bir ev” değil; ulaşımı kolay, sosyal olanakları zengin ve kompakt yaşam alanlarını (1+1 ve 2+1) tercih ediyor.
- Mülkiyet vs. Kiralama: Türkiye’de konut sahipliği oranı %57,1 seviyesinde olsa da, yeni evlilerin hem satılık hem de kiralık segmentte dengeli bir talep oluşturduğu gözleniyor.
Boşanmalar Kiralık Konut Piyasasını Isıtıyor
Analize göre boşanmaların konut piyasasına etkisi, evliliklere oranla çok daha hızlı ve doğrudan hissediliyor. Mevcut bir hanenin bölünmesi, anlık bir barınma ihtiyacı doğuruyor.
- Hızlı Çözüm Arayışı: Özellikle çocuklu ailelerde boşanma sonrası ilk tercih, işe ve okula yakın, güvenli kiralık konutlar oluyor.
- Arz Yönlü Etki: Boşanma süreci sadece talebi artırmakla kalmıyor; ortak mülkiyetin tasfiyesi amacıyla satışa çıkarılan evler, ikinci el konut piyasasında arz hareketliliği yaratıyor.
Kaç Konut Değil, Hangi Tip Konut
2025 demografik verileri, sektör paydaşlarına kritik bir mesaj veriyor: Konut piyasasında başarı artık sadece üretim miktarında değil, değişen hane yapılarına uygun lokasyon ve tipolojide saklı. Önümüzdeki dönemde kiralık segmentte ve küçük metrekareli dairelerde talep baskısının artmaya devam etmesi bekleniyor.
