Dünya Gazetesi'nden Sevilay Çoban'ın haberine göre, bugün gelinen noktada sektörün birçok faktörün etkisi altında karmaşık bir şekilde şekillendiğini anlattı.

Tekçe, “Güçlü ekonomik büyüme, iş fırsatları, düşük faiz oranları ve artan gelir, gayrimenkul yatırımını cazip hale getirebiliyor.

Ayrıca, demografik faktörler de etkili. Nüfusun büyümesi, kentsel gelişim ve talebi artırabilir, ancak yaşlanan bir nüfus, emekli mülkleri için talebi artırabiliyor” tespitini yaptı.

İspanya, Dubai ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) en çok tercih edilen yerler

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türk vatandaşlarının 2020 yılında 35 bin 184 adet olan yurt dışından konut satın alımı, 2021 yılında 45 bin 789 adete yükseldi.

Bayram Tekçe, Türklerin yurt dışında gayrimenkul satın alma isteğinin ardında iki temel neden olduğuna işaret ederek, “Öncelikle hem döviz bazında gayrimenkulün değer kazanacağı hem de yatırım geri dönüşümü yüksek ülkelerde fırsatlar kovalıyorlar.

Prefabrik Ev Pazarının Yıl Sonunda 23 Milyar Dolara Ulaşması Bekleniyor Prefabrik Ev Pazarının Yıl Sonunda 23 Milyar Dolara Ulaşması Bekleniyor

Ayrıca AB ülkelerinde serbest dolaşım hakkı kazanmak bir diğer motivasyon. Oturum ve çalışma izni sağlayan Golden Visa programlarını sunan ülkeler de bu kapsama giriyor. Tüm bu açılardan İspanya, Dubai, KKTC gibi ülkeler en çok tercih edilen ülkeler oluyor” açıklamasını yaptı.

Bayram Tekçe, son dönemde dünyadaki gayrimenkul yatırım hareketlerini etkileyen temel trendlerin başında sürdürülebilirlik, yeşil inşaat uygulamaları ile teknoloji ve dijital dönüşümün geldiğini söyledi.

Yabancı yatırımcıya “gel gel…”

Birçok ülkede, yabancı yatırımcıyı çekmek ve gayrimenkul alımını teşvik etmek amacıyla çeşitli fırsatlar sunulduğunu ifade eden Tekçe, “Bunlar arasında en çok öne çıkanları şöyle sıralayabiliriz; oturum izni ve vatandaşlık programları, vergi avantajları, iş fırsatları, kira getirisi ve getiri potansiyeli.

Bazı ülkeler, gayrimenkul sahibi olan yatırımcılara vergi avantajları sunuyor. Yurtdışında çalışıp başka ülkelerde yaşayan dijital göçmenler, çifte vergilendirme engellendiği için rahatlıkla bir ülkede çalışıp diğerinde yaşayabiliyorlar. Aynı şekilde emekliler de maaş aldıkları ülkenin dışında bir ülkede ekstra vergi ödemeden yaşayabiliyorlar” ifadelerini kullandı.

“İlk eve kampanya hareket getirmez”

İlk kez ev alacaklara düşük faizli konut kredisi kampanyalarının başlatılmasının, aslında sınırlı bir kitleyi kapsayacağı için gayrimenkul sektörüne çok fazla hareket getirmeyeceğini dile getiren Tekçe, “Ancak yine de devletin geniş kitlelerin konuta erişim hakkını kullanabilmesi için bu gibi uygulamaların sayısını artırması önemli” diye konuştu.

Editör: Gayrimenkul Gündemi