5 Yıllık Süreye ve İspat Yüküne Dikkat
Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, bir taşınmazın iktisap edildiği tarihten itibaren beş yıl içinde elden çıkarılması durumunda elde edilen kazanç “değer artışı kazancı” olarak vergilendiriliyor. Söz konusu uyuşmazlığa konu olayda başvuran vatandaş, 2020 yılında satın aldığı konutu 2022 yılında tapuda 292 bin TL bedel göstererek satış yoluyla eşine devretti. Gerçekte bir para alışverişi olmadığını ve kazanç elde etmediğini savunan mükellefe, yapılan incelemeler sonucu vergi ve ceza tahakkuk ettirildi. Gecikme faizinden kaçınmak için 16 bin 868 TL ödeme yapan mükellef, tutarın iadesi talebiyle KDK’ya başvurdu.
Konuyu inceleyen KDK, Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzalı kararla başvuruyu reddetti. Kararda, Vergi Usul Kanunu’nun “gerçek mahiyet” ilkesine vurgu yapılarak, resmi senet ve sicillerin aksi iddia ediliyorsa bunun somut ve güçlü delillerle kanıtlanması gerektiği belirtildi. Mükellefin kendi özgür iradesiyle tapuda satış olarak tescil ettirdiği bir işlemi sonradan tek taraflı beyanla bedelsiz ilan etmesinin, tapu sicilinin güvenilirliği ilkesiyle çeliştiği ifade edildi.
“Bağış/Hibe” Tercih Edilmeliydi
Gelir İdaresi Başkanlığının görüşüne de yer verilen kararda, amacın bedelsiz devir olması halinde işlemin tapuda “bağış” veya “hibe” türüyle yapılması gerektiği hatırlatıldı. Satış türünün seçilmesinin işleme resmi nitelik kazandırdığı ve vergi doğuran olayı başlattığı kaydedildi. Ancak KDK, kapıyı tamamen kapatmayarak devrin gerçekte bedelsiz olduğunun güçlü belgelerle kanıtlanması durumunda farklı bir hukuki değerlendirmenin önünün açılabileceğine işaret etti.
Özelgeler Genel Hüküm Taşımıyor
Başvuranın emsal gösterdiği başka bir vergi dairesi özelgesi de KDK tarafından reddedildi. Kurum, özelgelerin yalnızca talepte bulunan kişinin somut olayına özgü hukuki görüş sunduğunu, genel ve bağlayıcı bir mevzuat kaynağı olmadığını vurguladı.
Öte yandan KDK, konunun hukuki yorum gerektirmesi nedeniyle “vergi hatası” kapsamında değerlendirilemeyeceğini, bu tür durumlarda düzeltme ve şikayet yoluyla iade alınamayacağını; sürecin yargıya taşınması gerektiğini belirtti. Kurum başvuruyu reddetmekle birlikte, Gelir İdaresi Başkanlığını da uyardı: İdarenin mükellefe verdiği yanıtta başvuru yollarını ve sürelerini açıkça göstermeyerek ilkelere aykırı davrandığı tespit edildi.












