Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda yanıt net: Evin tapusuna doğrudan ortak olamazsınız; ancak evlilik süresince ödenen kredi taksitleri nedeniyle ciddi bir alacak hakkınız doğabilir.
Tapu Tek Başına Belirleyici Değil
Gayrimenkul hukukunda genel kural, evlilik öncesi edinilen malların “kişisel mal” sayılmasıdır. Ancak tapunun evlilik tarihinden önce tescil edilmiş olması, o taşınmazın mal paylaşımı davasında tamamen devre dışı kalacağı anlamına gelmiyor.
Yargıtay kararlarında altı çizilen temel ilke şu: “Aksi ispat edilmedikçe, evlilik birliği içinde yapılan kredi ödemelerinin edinilmiş mallardan (ortak gelirlerden) karşılandığı kabul edilir.”
Yani tapu kimin adına olursa olsun, evlilik boyunca ödenen her taksit, diğer eşe kanunen talep edebileceği bir parasal alacak hakkı tanır.
Davaya Konu Olay: 120 Aylık Kredinin 32 Taksiti Evlilikte Ödendi
Yargıtay gündemine taşınan somut uyuşmazlıkta davalı eş, evlenmeden önce 240 bin TL tutarında ve 120 ay vadeli konut kredisi kullanarak bir ev satın aldı.
- Kredinin ilk 7 taksiti bekarlık döneminde,
- 32 taksiti evlilik birliği sürerken,
- Kalan taksitleri ise boşanma davasının açılmasıyla birlikte (mal rejiminin sona ermesinden sonra) ödendi.
Boşanma sürecinde davacı eş, evlilik içinde ödenen 32 taksiti gerekçe göstererek taşınmaz üzerinden değer artış payı alacağı talebinde bulundu. Yerel mahkeme bu talebi reddetse de dosya temyize gittiğinde Yargıtay yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay, evlilik süresince yapılan kredi ödemelerinin niteliğinin, ödeme kaynaklarının ve taşınmazın güncel piyasa değerinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak bir karar verilmesi gerektiğine hükmetti.
Evin Yarısı Değil, Katkı Oranında Alacak Hakkı
Kararın en kritik ayrımı mülkiyet ile alacak hakkı arasında ortaya çıkıyor:
- Mülkiyet Devri Yok: Evlilik sırasında kredinin ödenmesi, diğer eşi evin doğrudan tapu ortağı veya yarı yarıya sahibi yapmaz.
- Matematiksel Hesaplama: Eşin hakkı; evlilik içinde ödenen taksitlerin toplam borca oranı, taşınmazın dava tarihindeki/tasfiye anındaki güncel değeri ve yapılan somut katkı miktarı dikkate alınarak hesaplanan bir nakdi tazminattır.
- Kişisel Mala Katkı: Evlilik öncesi alınan taşınmaz kişisel mal sayılsa dahi, evlilik içindeki ortak kazançtan (maaş, ticari kazanç vb.) bu evin borcuna yapılan ödemeler, “kişisel mala yapılan katkı” olarak değerlendirilir ve tasfiyeye tabi tutulur.
Boşanma aşamasında mal paylaşımı yapılırken tapunun tarihi kadar borcun hangi dönemde, hangi kaynakla ödendiği belirleyici rol oynuyor. Tapu evlilikten önce alınmış olsa bile, evlilik çatısı altında ödenen konut kredisi taksitleri hukuken görmezden gelinemiyor.












