Apartman ve site yaşamının en büyük sorunu şüphesiz “gürültücü komşular”. Kimi zaman bir tamirat sesi, kimi zaman çocuk gürültüsü, kimi zaman ise asansör boşluğuna atılan çöpler… Peki, huzurunuzu kaçıran bu durumlara karşı hukuk ne diyor? İstanbul Barosu Kat Mülkiyeti Hukuku Komisyonu Başkanı Mustafa Şeref Kısacık’ın açıklamaları ışığında, haklarınızı ve izlemeniz gereken yolları derledik.
1. Hakimin Müdahalesini İsteyin
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (KMK) 18. maddesi, komşuların birbirini rahatsız etmeme yükümlülüğünü açıkça belirtir. Eğer gürültü tahammül edilemez bir boyuta ulaştıysa, KMK 33. madde uyarınca Hakimin Müdahalesi davası açabilirsiniz. Mahkeme; keşif, bilirkişi ve tanık ifadeleriyle gürültüyü tespit eder ve önlenmesi için yasal uyarıda bulunur.
2. “Evi Satın Alma” Hakkınız Olduğunu Biliyor muydunuz?
Eğer komşunuz mahkeme kararına rağmen bir yıl boyunca gürültü yapmaya devam ederse, çok daha radikal bir yol mevcut: KMK 25. Madde. Diğer kat malikleriyle ortak hareket ederek, huzur bozan komşunun dairesinin size devredilmesini talep edebilirsiniz. Ancak bunun için;
- Polis veya zabıta tutanakları,
- Diğer komşularla tutulan ortak kayıtlar,
- Süreklilik arz eden ihlallerin ispatı şarttır.
3. Yönetici Her Durumda Dava Açabilir mi?
Sanılanın aksine, yöneticinin her konuda dava açma yetkisi yoktur. Eğer yönetici kat maliki değilse, gürültücü komşuya dava açabilmesi için Genel Kurul’dan yetki alması gerekir. Bireysel rahatsızlıklarda en sağlıklı yol, doğrudan mağdur olan kat malikinin dava açmasıdır.
4. Şikayet Hattı: ALO 181
Dava süreciyle uğraşmak istemeyenler için hızlı çözümler de mevcut. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ALO 181 hattı, gürültü kirliliği şikayetleri için 7/24 hizmet veriyor. Ayrıca belediyeler ve emniyet birimleri de müdahale için yetkili merciler arasında.
5. Empati ve Yalıtım Faktörü
Hukuk sadece cezalandırmaz, aynı zamanda “iyiniyet” bekler. Örneğin; otizmli bir çocuğun çıkardığı istem dışı sesler veya binanın yalıtım eksikliğinden kaynaklanan gürültülerde hemen dava yoluna gidilmemelidir. Bu gibi durumlarda teknik çözümler (ses yalıtımı) ve komşuluk hukuku öncelikli olmalıdır.
Unutmayın: Huzurlu bir yaşam alanı herkesin hakkıdır, ancak bu hak başkalarının huzurunu bozmaya başladığı noktada biter.
















