ATO Emlak Komite Başkanı ve Meclis Üyesi Kenan Bayram'ın açıklaması şu şekilde:
2026 yılı itibarıyla gayrimenkul satışlarının gerçek piyasa değeri üzerinden yapılacağı yönünde bir düzenleme gündemdedir.
Şunu açıkça söylüyorum: Niyet doğru olabilir ama bu haliyle uygulama yanlıştır.
Bugün bir müteahhidin ortalama 800 bin TL maliyetle ürettiği bir dairenin piyasa değeri 10–12 milyon TL’dir.
Eğer siz bu daireyi gerçek değerden gösterip, mevcut vergi oranlarını aynen uygularsanız, bu sistem yürümez.
Bu bir tahmin değil, kesin sonuçtur.
Bu ne demektir?
• Müteahhit yeni inşaata girmez
• Yatırımcı piyasadan çekilir
• Kentsel dönüşüm durur
• Konut arzı biter
• Fiyatlar daha da fırlar
Sonuç olarak da vatandaş ev alamaz, kiralar daha da artar.
Burada çok kritik bir gerçek var:
İnşaat sektörü bu ülkenin bel kemiğidir.
200–250 farklı sektörü ayakta tutan bir yapıyı konuşuyoruz.
Bu sektör çökerse, sadece beton değil; istihdam, üretim ve ekonomi çöker.
Açık konuşalım:
Bu şekilde ısrar edilirse;
• İşsizlik artar
• Piyasa kilitlenir
• Kayıt dışılık azalmaz, tam tersine daha da artar
• Ekonomi içinden çıkılamaz bir noktaya sürüklenir
Biz yıllardır aynı şeyi söylüyoruz ve bugün bir kez daha net şekilde ifade ediyoruz:
Gerçek bedelden satış olsun. Buna itirazımız yok.
Ama vergi oranları mutlaka aşağı çekilmelidir.
Kayıt dışılığı bitirmenin başka yolu yoktur.
Aksi halde bu düzenleme, çözüm değil ekonomik bir krizin fitili olur.
Şu sorunun da artık cevabı verilmelidir:
Bu kadar basit ve mantıklı bir sistem varken, neden yıllardır uygulanmadı?
Bugün geç kalınmış bir düzenleme, yanlış şekilde hayata geçirilirse bedeli çok ağır olur.
Biz sektör temsilcileri olarak uyarı görevimizi yapıyoruz.
Sonuçlarını şimdiden söylüyoruz.
Yarın “neden oldu” dememek için bugün doğru adım atılmalıdır.
Gerçek değer + makul vergi
Başka bir yol yoktur.