Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Av. Elvan Kakıcı Şimşek, özellikle yalnız yaşayan ve sağlık sorunları bulunan yaşlı maliklerin bu süreçte çoğu zaman fark edilmeden mağdur edildiğine dikkat çekerek, kentsel dönüşümün, yaşlılar için yalnızca bir inşaat değil; bir hak ve adalet meselesi olduğunu belirtti.

Türkiye genelinde hızla ilerleyen kentsel dönüşüm projeleri, şehirlerin çehresini değiştirirken en sessiz ama en derin mağduriyeti 65 yaş üstü bireyler yaşıyor. Çoğu yalnız yaşayan, sağlık sorunlarıyla mücadele eden yaşlı maliklerin; alıştıkları çevreden koparıldığı bu süreç, yalnızca fiziksel bir dönüşüm değil, hukuki ve insani bir kırılma anlamına geliyor.

Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Av. Elvan Kakıcı Şimşek, kentsel dönüşümün yaşlılar açısından çoğu zaman “bir imzaya indirgenen” ancak sonuçları itibarıyla tüm hayatı etkileyen bir sürece dönüştüğünü vurgulayarak, “Bir yaşlı için atılan tek bir imza; evini, güvencesini ve yaşam düzenini kaybetmesi anlamına gelebilir. Bu nedenle kentsel dönüşümde hukuki ehliyet meselesi hayati önemdedir.” dedi.

Tapu Devirleri “Yolsuz Tescil” Gerekçesiyle İptal Edilebiliyor

Av. Elvan Kakıcı Şimşek’e göre, ileri yaştaki maliklerin kentsel dönüşüm kapsamında vekâlet vermesi veya tapu işlemi yapması halinde, hukuki ehliyetin mutlaka tıbbi raporla desteklenmesi gerekiyor.

65 yaş üstü bireylerde; yaşlılığa bağlı bilişsel, psikolojik veya biyolojik durumların varlığı halinde, Adli Tıp Kurumu ya da tam teşekküllü sağlık kurullarından alınacak raporlar, ileride doğabilecek “ehliyetsizlik” iddialarının önüne geçiyor. Aksi halde, iyi niyetli üçüncü kişiler söz konusu olsa dahi yapılan işlemler geçersiz sayılabiliyor; vekâletnameler ve tapu devirleri “yolsuz tescil” gerekçesiyle iptal edilebiliyor.

Vasi ve Yasal Danışman Mekanizması: Bir Engelleme Değil, Koruma Aracı

Vekâlet vermeye uygun olmayan yaşlı maliklerin korunması için en güvenli yolun Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla vasi atanması olduğunu belirten Şimşek, bu mekanizmanın çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirterek, “Vesayet, kişinin elinden haklarını almak için değil; tam tersine, haklarını güvence altına almak için öngörülmüş bir koruma sistemidir.” şeklinde konuştu.

Vasi atanması halinde dahi, taşınmazın satışı, ipotek edilmesi ya da kat karşılığı inşaat sözleşmesi gibi işlemler için mahkeme izni alınmasının zorunlu olduğuna dikkat çeken Şimşek, dava açılması gereken durumlarda ayrıca husumete izin kararının şart olduğunu hatırlattı.

Tam kısıtlama gerektirmeyen hallerde ise yasal danışman atanması, malikin iradesinin yargı denetimi altında korunmasını sağlayan önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Çoğunluk Kararıyla Satış: Yaşlılar İçin Sessiz Bir Tehdit

Tapuda Düşük Bedel ve Sahte İlan Devri Kapanıyor
Tapuda Düşük Bedel ve Sahte İlan Devri Kapanıyor
İçeriği Görüntüle

Kentsel dönüşüm sürecinde, yaşlı malikin sağlık durumu nedeniyle imza atamaması ya da yoğun bakımda bulunması gibi hallerde, 6306 sayılı Kanun kapsamında pay satışına gidilmesi, ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor. Av. Elvan Kakıcı Şimşek, bu uygulamanın özellikle yaşlılar açısından geri dönülmez sonuçlar doğurabildiğini belirtiyor.

Vekâletin Kötüye Kullanılması Yargıtay Denetiminde

Yaşlı maliklerin çocuklarına veya yakınlarına verdikleri vekâletnamelerin kötüye kullanılması da sık rastlanan bir sorun. Yargıtay’ın bu tür işlemleri açıkça “vekâlet görevinin kötüye kullanılması” olarak nitelendirdiğini hatırlatan Şimşek, düşük bedelle yapılan devirlerin ve malikin iradesi dışında gerçekleştirilen işlemlerin iptal edildiğini vurguluyor.

“Kentsel dönüşüm hızlanırken, hukuki koruma yavaşlamamalı”

Av. Elvan Kakıcı Şimşek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Yaşlı bireylerin kentsel dönüşüm sürecinde korunması bir sosyal sorumluluk değil, anayasal bir yükümlülüktür. En güvenli yol; ehliyet tespitinin bilimsel raporlarla netleştirilmesi, gerekirse vasi atanması ve tüm tasarrufi işlemlerin yargı denetimi altında yürütülmesidir. Aksi halde kentsel dönüşüm, yaşlılar için bir umut değil, bir hak kaybına dönüşür.”

“Kentsel dönüşüm, yer değiştirme, göç ve iskan gibi sonuçlarıyla en çok yaşlı bireylerin hayatını etkiliyor. Ancak bu etki çoğu zaman sessiz yaşanıyor ve hukuki güvence mekanizmaları devreye sokulmadığında telafisi güç hak kayıpları ortaya çıkıyor,” diyen Şimşek, sürecin hukuki boyutunun hayati önem taşıdığını vurguladı.