Türkiye’de hanehalkının en büyük gider kalemleri arasında yer alan konut ve barınma harcamaları, son dönemdeki fiyat hareketlilikleriyle gündemdeki yerini koruyor. Açıklanan son verilere göre, konut grubundaki harcamalar son bir yılda yüzde 42 oranında artış göstererek, eğitimden sonra en çok zamlanan ana grup oldu.
Konutun Enflasyon Sepetindeki Payı Azaldı mı?
TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) hesaplamalarında 2026 yılı için gidilen ağırlık güncellemeleri, gayrimenkul ve kira piyasası temsilcileri tarafından yakından takip ediliyor. Verilere göre, konut grubunun genel endeks içindeki ağırlığı geçtiğimiz yıla oranla yaklaşık 4 puan gerileyerek yüzde 11,40 seviyesine çekildi.
Bu düşüşe rağmen, özellikle kira giderlerinin ağırlığının yüzde 7 bandında sabit bırakılması, piyasadaki gerçek kira artışlarını ne ölçüde yansıttığı konusunda tartışmaları da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, düşük gelirli vatandaşların bütçesinde barınma payının açıklanan bu oranların çok daha üzerinde olduğuna dikkat çekiyor.
Lokanta ve Konaklama Hizmetlerinde “Turizm” Hareketliliği Bekleniyor
Haberdeki dikkat çekici bir diğer detay ise konuttan eksilen payın bir kısmının lokanta ve konaklama hizmetlerine kaymış olması. Özellikle konaklama hizmetlerinin payı yüzde 0,5 seviyelerinden yüzde 2,5’e yükseldi. Bu durum, önümüzdeki turizm sezonuyla birlikte barınma ve konaklama maliyetlerinin genel enflasyon üzerinde daha baskın bir rol oynayabileceğine işaret ediyor.
Vatandaşın Beklentisi Yüksek
Merkez Bankası ve hanehalkı beklenti anketleri, vatandaşın gelecek bir yıla dair enflasyon öngörüsünün yüzde 50 sınırında (yüzde 48,81) kaldığını gösteriyor. Gelir düzeyi azaldıkça barınma ve gıda gibi temel ihtiyaçlara ayrılan payın artması, konut sektöründeki fiyat istikrarının sosyal refah açısından ne denli kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.















