Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Temmuz 2025 öncesi politika faizinde indirime gitmesine yönelik beklentiler, konut kredisi piyasasında hareketlenmeye neden oldu. Finans sektörü ve bankalar, olası indirim senaryolarına göre hazırlıklarına hız verirken, konut kredilerinde yeniden cazip oranların gündeme gelmesi bekleniyor.
Denge Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Latif Aksoy, finans çevrelerinin Temmuz ayında 300-350 baz puanlık bir faiz indirimi beklentisi içinde olduğunu belirterek, “Bu gerçekleşirse, konut kredisi faizlerinde yüzde 2,80 seviyeleri ilk aşamada mümkün. Devam edecek bir faiz indirimi serisi ise faiz oranlarını yüzde 2’lere kadar çekebilir” açıklamasında bulundu.
İlk Evini Alacaklara Özel Kredi Kampanyaları Yolda
Konut kredi faizlerinin düşmesiyle birlikte, özellikle ilk kez ev sahibi olacaklar için düşük faizli özel kampanyaların devreye alınması bekleniyor. Aksoy, “Yüzde 1,2 seviyelerinde dillendirilen bir kredi paketi ilk evini alacak vatandaşlar için büyük bir teşvik olabilir. Bu da konut satışlarında ciddi bir canlanmayı beraberinde getirebilir” dedi.
Konut Kredilerinde Düşüş Sinyalleri
2025 yılı başında yüzde 2,59 seviyelerine kadar düşen konut kredi faizleri, Mart ayındaki yükselişle birlikte yüzde 3-3,5 bandına çıkmıştı. Haziran ayında faiz sabit kalsa da bazı bankalar faiz oranlarını yüzde 2,89 seviyelerine çekmiş durumda. TCMB’nin olası bir faiz indirimi kararının bu oranlarda daha belirgin düşüşlere yol açması bekleniyor.
Aylık Reel Getiri Başladı, Yatırımcılar Yeniden Konuta Yöneliyor
Faiz indiriminin etkileri yalnızca kredi maliyetlerinde değil, konut fiyatları ve yatırım davranışlarında da görülmeye başlandı. Aksoy, “Konut fiyatlarının uzun süredir enflasyonun gerisinde kalması, makul seviyelerdeki artışların risk oluşturmayacağını gösteriyor. Konut yatırımları yıllık bazda henüz reel getiri sağlamasa da, aylık bazda olumlu sinyaller veriyor” ifadelerini kullandı.
Faiz Düşüşü Stokları Eritir, İnşaat Sektörünü Harekete Geçirir
Faiz indirimi beklentisinin konut stoklarını eritmesi ve inşaat sektörünü canlandırması öngörülüyor. Türkiye’de yıllık konut üretiminin 700-800 bin seviyelerinde seyrettiğini belirten Aksoy, “Son bir yılda inşaat maliyetlerindeki artışın yavaşlaması da bu süreci destekliyor. Talebi karşılayacak arz sağlandığında, fiyat istikrarı korunabilir” dedi.
Piyasaların TCMB’ye Güveni Arttı
TCMB’nin kararlı duruşu, piyasa aktörlerinin güvenini tazeledi. Son anketlerde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 30’un altına inerken, politika faizi beklentisi de yüzde 46,2’ye geriledi. Bu veriler, Merkez Bankası’nın gerektiğinde faizleri indirip gerektiğinde yükseltebilecek bir esneklikle hareket ettiğine olan inancı artırdı.
Fiyatlar Artar mı? Aksoy’dan Dengeli Arz-Talep Vurgusu
Faiz indiriminin konut fiyatlarını yükselteceği yönündeki genel algıya dikkat çeken Aksoy, “Fiyat artışı, yalnızca faiz indirimiyle olmaz. Yeterli arz sağlanırsa ve üretim artırılırsa, kredi oranlarındaki düşüş fiyatlara doğrudan yansımaz. Bu durumda konut kredileri hem yatırımcılar hem de barınma ihtiyacı olanlar için gerçek bir teşvik haline gelir” değerlendirmesinde bulundu.
Asgari Ücret Artışı Süreci Etkileyebilir
Önümüzdeki dönemde asgari ücret artışı gibi iç dinamiklerin de faiz politikasını etkileyebileceğini vurgulayan Aksoy, “Yıl sonuna kadar en az üç-dört toplantıda üst üste faiz indirimi yapılması, hem enflasyon hedefleriyle uyumlu hem de piyasadaki dengeyi sağlayacak bir senaryo olabilir” dedi.