Satılık Konut Piyasasında Soğuma Başladı
Yüksek faiz oranları ve kredi erişimindeki kısıtlamalar, konut satış piyasasını baskılamaya devam ediyor. Şubat verileri, konut fiyatlarının nominal olarak (rakamsal) artsa da, yıllık enflasyonla kıyaslandığında reel olarak gerilediğini gösteriyor.
- Yatırımcı Kaçıyor mu? Mevduat faizlerinin cazibesi, konutu bir yatırım aracı olmaktan uzaklaştırırken, satış sürelerinin uzaması satıcıları fiyat kırmasına neden oluyor.
- Büyükşehirlerde Durum: İstanbul ve Ankara gibi metropollerde fiyat artış hızı, Türkiye ortalamasının da altında seyrederek doygunluk noktasına ulaşıldığını kanıtlıyor.
Kira Artışları Neden Durmuyor?
Satılık tarafındaki bu “soğuma”, kiralık tarafına henüz yansımış değil. Aksine, konut sahibi olamayan kitlenin zorunlu olarak kiralık konuta yönelmesi, talebi diri tutuyor.
- Arz Yetersizliği: Yeni konut üretim maliyetlerindeki artış, piyasaya giren yeni stok miktarını kısıtlıyor.
- Yüksek Talep: Satın alma gücü düşen vatandaşın tek çaresinin kira olması, kiralık ev bulmayı zorlaştırıyor.
- Yasal Sınırlar ve Piyasa Gerçeği: %25 zam sınırının geçmişte kalmasıyla birlikte, ev sahipleri geçmiş dönemin kayıplarını yeni sözleşmelerle telafi etmeye çalışıyor.
Uzmanlar Ne Diyor? Makas Açılıyor
Ekonomistler, satılık ve kiralık fiyatları arasındaki bu ters korelasyonun sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. Konut fiyatlarının yerinde sayması ancak kiraların artması, amortisman sürelerini (geri dönüş süresi) kısaltarak konutu tekrar cazip bir yatırım haline getirebilir. Ancak bunun için kredi faizlerinde bir gevşeme olması şart.
Türkiye konut piyasası bir geçiş döneminde. Fiyatların köpüğü sönse de, barınma maliyeti olan kiralar vatandaşın bütçesini zorlamaya devam edecek gibi görünüyor.















