Artışın Temel Dayanağı Oran Değil, Gerçek Giderlerdir
Yeni düzenlemeyle birlikte gündeme gelen yeniden değerleme oranı konusuna açıklık getiren Sağır, bu oranın otomatik bir zam anlamına gelmediğini vurguladı. Sağır, “Yıllık yeniden değerleme oranı, gider avans paylarının otomatik olarak bu oranda artacağı anlamına gelmez. Artışın temel dayanağı oran değil, sitenin gerçek giderleridir. Personel maliyetleri, enerji bedelleri ve bakım-onarım gibi zorunlu giderler artmışsa paylar buna göre güncellenir” ifadelerini kullandı.
Karşılaştırmalı Aidat Yanılgısı
Farklı siteler arasındaki aidat tutarlarının doğrudan kıyaslanmasının yanlış sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Sağır, şu noktalara değindi:
- Hizmet Farklılıkları: Güvenlik, havuz, spor salonu, geniş peyzaj alanları ve teknik altyapı gibi unsurların her sitede aynı olmadığını, bu nedenle gider yapılarının değişkenlik gösterdiğini belirtti.
- Görünmeyen Maliyetler: İşletme bütçelerinin yalnızca yüzeydeki giderlerden oluşmadığını, zorunlu teknik bakım ve operasyonel maliyetlerin de bütçede önemli bir yer tuttuğunu hatırlattı.
Kat Maliklerine Genel Kurul Çağrısı
Düzenlemenin “artık genel kurula gerek kalmadı” şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirten Yahya Sağır, maliklerin yönetime daha aktif katılması gerektiğini savundu. Sağır, “Genel kurullara katılmamak ileride mağduriyet doğurabilir. Malikler; hangi hizmetin alındığını, personelin durumunu ve teknik ihtiyaçları bilmeli; işletme projelerini detaylı incelemelidir” dedi.
Yönetim, Sadece Aidat Toplamak Değildir
Site yönetiminin hukuk, mali disiplin ve teknik uzmanlık gerektiren profesyonel bir alan olduğuna vurgu yapan Sağır, yöneticilere de çağrıda bulundu:
- Şeffaflık: Bütçeler tüm gider kalemlerini açık biçimde ortaya koymalıdır.
- Denetlenebilirlik: Yönetim, belgeli ve hesap verebilir bir tutum sergilemelidir.
- Ortak İrade: Tüm kararların genel kurulun iradesine uygun alınması, sürdürülebilir bir ortak yaşam kültürü için zorunluluktur.
Sağır, son olarak “aidat artmayacak” veya “giderler sabitlendi” gibi asılsız söylemlerin gerçeği yansıtmadığını, asıl hedefin ortak alanların profesyonelce, şeffaf ve denetlenebilir bir sistemle yönetilmesi olduğunu belirtti.
