Resmî Gazete’de (24 Temmuz 2026, Sayı: 33319) yayımlanan karar, itirazla duran icra takipleri sonrası emlak danışmanlarının izleyebileceği hak arama yollarını netleştirdi.
Olayın Geçmişi: İtiraz Edilen Komisyon Alacağı Yargıya Taşındı
İzmir’de yaşanan somut olayda bir emlak işletmesi, satışına aracılık ettiğini belirttiği taşınmaz için hak kazandığı 104.250 TL tutarındaki komisyon ücretini tahsil etmek amacıyla borçlu aleyhine icra takibi başlattı. Borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine icra takibi yasa gereği durdu.
İtirazın ardından gayrimenkul danışmanı, itirazın iptali davası açmak yerine yasal parasal sınır içinde kalan alacağı için ilçe Tüketici Hakem Heyeti’ne müracaat etti. Ancak Hakem Heyeti başvuruyu reddetti. Kararın iptali istemiyle açılan davada İzmir 7. Tüketici Mahkemesi de aynı alacak hakkında hâlihazırda derdest (derdestlik: görülmekte olan/devam eden takip) bir icra takibi bulunduğunu gerekçe göstererek Hakem Heyeti kararını onadı ve davayı kesin olarak reddetti.
Adalet Bakanlığı’nın başvurusu üzerine dosya kanun yararına temyiz yoluyla Yargıtay’ın önüne geldi.
Yargıtay: İcra Takibi ile Hakem Heyeti Birbirine “Derdestlik” Oluşturmaz
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (Esas: 2026/5101, Karar: 2026/3617), yerel mahkemenin kararını hukuka aykırı bularak kanun yararına bozdu.
Yüksek Mahkeme gerekçesinde şu temel hukuki tespitlere yer verdi:
- İcra Takibi Dava Niteliğinde Değildir: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) uyarınca başlatılan bir icra takibi, teknik anlamda açılmış bir alacak davası sayılmaz. Dolayısıyla borçlunun itirazıyla durmuş bir takip varken henüz itirazın iptali davası açılmamışsa, aynı uyuşmazlığın Tüketici Hakem Heyeti’ne taşınması usul hukukundaki “derdestlik” kuralına aykırılık oluşturmaz.
- Hak Arama Yolları Birbirini Engellemez: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 68. maddesi uyarınca belirlenen parasal sınırlar dâhilindeki alacaklarda tarafların hem icra takibi yapma hakkı saklıdır hem de Hakem Heyeti başvuru yolu açıktır. Bir yolun seçilmiş olması diğer hak arama yolunu ortadan kaldırmaz.
- İşin Esası İncelenmeliydi: Mahkemenin derdestlik gibi usulden ret gerekçelerine sığınmaması, komisyon alacağına hak kazanılıp kazanılmadığına dair uyuşmazlığın esasına girerek karar vermesi gerektiği vurgulandı.
Gayrimenkul Danışmanları İçin Ne Anlama Geliyor?
Alınan bu karar, özellikle tahsilat süreçlerinde maliyet ve süre baskısıyla karşılaşan emlak profesyonelleri için önemli avantajlar barındırıyor:
- Düşük Maliyetli Çözüm Yolu: İtiraz edilen icra takiplerinde tüketici mahkemesinde “itirazın iptali davası” açmak peşin harç, gider avansı ve dava masrafları yaratabilir. Yasal sınırlar içinde kalan alacaklar için başvuru harcı ödenmeksizin Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurulabilmesinin önü açılmıştır.
- Takibin Durması Hak Kaybı Doğurmaz: İcra takibine haksız yere itiraz edilerek takibin durdurulması durumunda emlakçılar, Hakem Heyeti kararıyla ilam niteliğinde bir belge alarak alacaklarını tekrar doğrudan takibe konu edebilecek.
- Mevzuata Uygun Sözleşme Şartı: Yargıtay bu kararla usul engelini kaldırmış olsa da alacağın hak edilip edilmediğini sözleşmenin geçerliliğine bağlamaktadır. Emlak işletmelerinin Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik’e uygun, tarafların imzalarını içeren yazılı hizmet ve yetkilendirme sözleşmeleri hazırlaması tahsilatın anahtarı olmaya devam ediyor.












