Ekonomiyi İnşaat Sırtladı: 9 Trilyon Liralık Rekor

Türkiye ekonomisinde "lokomotif" rolünü yeniden üstlenen inşaat sektörü, 2025 yılını tarihî rekorlarla kapatmasının ardından 2026 yılına da fırtına gibi bir giriş yaptı. Türkiye İMSAD ve KPMG iş birliğiyle hazırlanan son rapor, sektörün genel ekonomik büyümenin çok ötesinde bir performans sergilediğini ortaya koydu.

Konut satışlarındaki durgunluğa ve yüksek finansman maliyetlerine rağmen şantiyelerdeki çarkların hızla dönmesi, piyasada “Sektör bu enerjiyi nereden buluyor?” sorusunu gündeme getirdi. Sektör temsilcileri, tam 216 alt meslek dalını besleyen bu devasa ekosistemin Türkiye için vazgeçilmez olduğunu vurguluyor.

Ekonomik Büyümeyi Katladı: 9 Trilyon TL Eşiği Aşıldı

Açıklanan verilere göre inşaat sektörü, 2025 yılında %10,8 oranında büyüyerek %3,6 olan Türkiye GSYH büyümesini adeta katladı ve ekonomiye en büyük katkıyı sağlayan sektör oldu. Yılın son çeyreğinde Türkiye ekonomisi %3,4 büyürken, inşaatın %8,6’lık ivmesi dikkati çekti.

Nominal bazda ise inşaat harcamaları bir önceki yıla göre %44 artışla 9,09 trilyon TL seviyesine ulaşarak tarihî bir barajı aştı. Bu devasa rakamda yükselen maliyetlerin ve enflasyonist baskının payı olsa da, üretim tarafındaki reel artış sektörün asıl gücünü kanıtlıyor.

216 Sektörün Can Damarı

İnşaatın 9 trilyon lirayı aşan hacmi sadece müteahhitleri değil; demir-çelikten cama, mobilyadan lojistiğe, seramikten boya sanayisine kadar 216 farklı alt sektörü doğrudan etkiliyor. Şantiyelerde dönen her çark, milyonlarca kişinin istihdamını ve fabrikaların tam kapasite çalışmasını garanti altına alıyor. Tüketici cephesinde konut satışları dursa bile, inşaatın sürmesi genel ekonomi için hayati önem taşıyor.

Müteahhitlerin Gözü Gelecekte: Yeni Ruhsat Alımları Arttı

Sıkı finansman şartlarına, yüksek mevduat ve kredi faizlerine rağmen müteahhitlerin yatırım iştahı kesilmiş değil. Yılın ilk üç ayında yapı ruhsatı alınan;

Tüketicinin krediye ulaşmakta zorlandığı bu dönemde alınan ruhsatlar, geliştiricilerin “bekle-gör” politikasından ziyade, faizlerin düşeceği ve talebin yeniden patlayacağı gelecekteki piyasaya hazırlık yaptığını gösteriyor.

Sektörü Ayakta Tutan Ana Kolon: Kentsel Dönüşüm

Satış tarafı yavaşlarken inşaat sektörünün pozitif ayrışmasının arkasında “satış endişesi gütmeyen zorunlu inşalar” yer alıyor. Afet bölgesi imar çalışmaları, kamu altyapı yatırımları ve özellikle İstanbul genelinde hızlanan kentsel dönüşüm projeleri, sektörü ayakta tutan ana kolonlar oldu. Bireysel konut talebindeki daralma, bu dev şantiyelerin üretim hacmiyle fazlasıyla telafi edildi.

Malzeme Sanayiinde Çift Haneli Büyüme

Şantiyelerdeki yoğun mesai, inşaat malzemesi sanayisine de can suyu oldu. Mart 2026 verilerine göre 20 alt sektörün 9’unda üretim artışı kaydedildi. Özellikle projelerin ince işçilik ve bitirme evrelerine geçildiğinin sinyalini veren;

TOKİ Konutlarında Kurasız Satış Dönemi Başlıyor: Detaylara Dikkat

TOKİ tarafından üretilen projeler, 15 Haziran – 17 Temmuz 2026 tarihleri arasında başvuru önceliğine göre kurasız, açık satış yöntemiyle vatandaşa sunulacak. Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, tüketicilerin yalnızca başlangıç fiyatına değil, teslim süresine ve toplam maliyete dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Mustafa Hakan Özelmacıklı: Bazı projeler hemen teslim niteliğindeyken, bazılarında tahminî teslim süresi 48 aya kadar çıkıyor. Özellikle kira ödemeye devam edecek vatandaşlarımız, teslim tarihine kadar oluşabilecek kira giderlerini de toplam maliyet hesabına dâhil etmeli.

Kentsel Dönüşüm Sigortası Mağduriyetlerin Önüne Geçiyor

İnşaat dünyasındaki bir diğer önemli gelişme ise Bina Tamamlama Sigortası (BTS) cephesinde yaşandı. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, yapılan son mevzuat değişikliğiyle BTS’nin kapsamının genişletildiğini açı. Artık ön ödemeli konut satışlarının yanı sıra kentsel dönüşüm projeleri de dâhil olmak üzere tüm inşaat projeleri bu koruma altında.

Bir müteahhidin iflası durumunda sigorta şirketinin projeyi tamamladığını veya zararı ödediğini belirten Gülen, “Böylece tüketicilerin yanı sıra artık arsa sahipleri de evlerini dönüştürmek için anlaşacakları müteahhitlerinden bu sigortayı talep edebilmektedir. Bu sistem kentsel dönüşüme olan güveni artıran çok önemli bir güvencedir” dedi.

Exit mobile version