Ev Sahibi ile Kiracıyı Karşı Karşıya Getiren En Büyük Hukuki Hatalar

Türkiye’de son yıllarda gayrimenkul sektörünün en sıcak gündem maddelerinden biri, hiç şüphesiz ev sahipleri ile kiracılar arasında yaşanan uyuşmazlıklar. Adliyelerdeki sulh hukuk mahkemeleri kira davalarıyla dolup taşarken, bu davaların çok büyük bir kısmının temelinde aslında "kulaktan dolma bilgilerle" yapılan büyük hukuki hatalar yatıyor. Hem ev sahiplerinin mülklerini koruma dürtüsü hem de kiracıların barınma hakkını güvenceye alma isteği, yasal sınırlar doğru çizilmediğinde büyük bir hukuk savaşına dönüşebiliyor.

İşte iki tarafı da mahkeme kapılarında karşı karşıya getiren, geri dönüşü zor ve en sık yapılan o hukuki hatalar:

Tahliye Taahhütnamesini Kira Sözleşmesiyle Aynı Gün İmzalatmak

Ev sahiplerinin kendilerini güvenceye almak için en sık başvurduğu yöntemlerden biri tahliye taahhütnamesi almak. Ancak bu belgenin geçerlilik şartları kanunla çok sıkı kurallara bağlanmıştır.

Banka Kanalı Dışında veya Eksik Açıklamayla Kira Ödemek

Kiracılar ile ev sahipleri arasındaki en büyük mali anlaşmazlıklar ödeme kanallarında yaşanıyor.

Kira Sözleşmesi 1 Yıllık, Süre Bitince Kiracı Çıkar Yanılgısı

Gayrimenkul hukukunda en çok karıştırılan ve ev sahiplerini en çok yanıltan konulardan biri sözleşme süreleridir.

Yasal Sınırın Üzerinde Fahiş Zam Baskısı Yapmak

Ekonomik dalgalanmalar nedeniyle ev sahipleri kira bedellerini güncel piyasa değerine taşımak isterken sıkça hata yapıyorlar.

Sözleşmeye Yazılmayan Sözlü Anlaşmalara Güvenmek

Türk insanının “Söz uçar, yazı kalır” atasözünü en çok unuttuğu yer ne yazık ki kiralama aşaması oluyor.

Gayrimenkul sektöründe huzurlu bir kiralama sürecinin anahtarı, tarafların birbirine güvenmesinden ziyade kanunlara güvenmesidir. Hem ev sahibinin mülkiyet hakkını koruması hem de kiracının barınma hakkını güvenceye alması için her adımın yasal mevzuata (Türk Borçlar Kanunu) uygun atılması ve mutlaka profesyonel bir gayrimenkul danışmanı veya hukukçu eşliğinde sözleşme imzalanması gerekir.

Exit mobile version