“Vakit Kaybetme Lüksümüz Kalmadı”
İnşaat maliyetlerinin ve faiz oranlarının yükseldiği bir dönemde vatandaşa “can suyu” olması hedeflenen bu paket, sadece bir ekonomik destek değil, aynı zamanda bir güvenlik kalkanı olarak görülüyor. Uzmanlar, 3 milyon liralık bu kredi imkânının bir dairenin yenilenmesi için yeterli seviyede olduğunu vurgularken, “yarın yaparız” demenin olası bir afet karşısında telafisi imkânsız sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Dünya Modellerini Geride Bıraktı
Türkiye’nin sunduğu bu kapsamlı finansman modeli, dünyadaki benzer uygulamaları geride bırakmış durumda:
- ABD (Kaliforniya): Sadece sismik güçlendirme işleri için kısıtlı hibe desteği veriliyor.
- Singapur: Devlet eski binaları satın alıp yeni konut teklifi sunuyor, ancak sıfırdan inşa imkânı Türkiye’deki kadar geniş değil.
- Japonya: Yüzde 90’a varan hibe oranlarıyla listenin başında yer alırken, Türkiye 3 milyon TL’lik paketiyle en güçlü alternatif oldu.
Dönüşümde Son Durum: 2,3 Milyon Konut Teslim Edildi
Nisan 2026 verilerine göre, Türkiye genelinde yürütülen seferberlik kapsamında 2 milyon 333 bin bağımsız bölümün yenilenmesi tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Mevcut durumda 400 bin birimin inşaatı devam ederken; hedefte hâlâ 1,5 milyonu riskli, 600 bini ise acil dönüşmesi gereken toplam 2,1 milyon birim bulunuyor.
“Bu Yapı Devlet Desteğiyle Dönüşüyor”
Dönüşüm sürecinde toplumsal bir cesaret dalgası başlatılması hedefleniyor. İnşaat firmalarının şantiye alanlarına ve bina cephelerine asacağı bilgilendirme tabelalarının, vatandaşın kararsızlığını bitirmede büyük rol oynayacağı belirtiliyor. Yerel yönetimlerin veya siyasi süreçlerin projeleri yavaşlatma riskine karşı, hükûmetin doğrudan vatandaşa hitap eden bu yeni kredi modeli, bürokratik engelleri aşarak süreci hızlandırmayı amaçlıyor.















