İşte tarafların bilmesi gereken kritik detaylar:

Zorunlu Arabuluculuk İlk Adım

Kira bedelinin tespiti, tahliye talepleri veya depozito iadesi gibi uyuşmazlıklarda artık doğrudan dava açmak mümkün değil. Kanuni düzenleme gereği, tarafların önce arabulucuya başvurması gerekiyor. Ortalama 3 hafta içinde sonuçlanan arabuluculuk süreci, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde yargı yolunu açıyor.

Kira Tespit Davalarında "5 Yıl" Kuralı

Kira bedelinin piyasa rayicinin altında kaldığını düşünen ev sahipleri veya fahiş artışla karşılaşan kiracılar için "Kira Tespit Davası" önemli bir çıkış yolu. Ancak burada 5 yıllık süre kritik bir eşik. Sözleşme süresi 5 yılı doldurduğunda, mahkeme artık sadece TÜFE oranına değil; emsal kira bedellerine, taşınmazın durumuna ve hakkaniyet indirimine bakarak yeni bir bedel belirliyor.

Tahliye Davası Hangi Şartlarda Açılabilir?

Tahliye süreci, en hassas konulardan biri olmaya devam ediyor. Kiranın ödenmemesi nedeniyle yapılan iki haklı ihtar, ev sahibinin veya birinci derece yakınının konut ihtiyacı, evin satılması durumunda yeni malikin ihtiyacı veya 10 yıllık uzama süresinin dolması gibi gerekçeler yasal tahliye nedenleri arasında yer alıyor.

Emsal Kararlar Yol Gösteriyor

Yargıtay’ın son dönemde verdiği kararlar, özellikle "erken tahliye" durumunda kiracının sorumluluğu ve "ev görme izni" gibi konularda yeni içtihatlar oluşturdu. Mülk sahipleri ve kiracıların, ileride hak kaybı yaşamamak adına sözleşmelerini yazılı ve detaylı hazırlamaları, hukuki süreçlerde ise uzman desteği almaları büyük önem taşıyor.